Bugüne Dek Yazılmış En Kapsamlı Barok Müzik İncelemelerinden Biri Olan Bu Eser, Dinlemeye Hazır Müzik Listeleriyle Birlikte Klasik Müzik Hayranlarının Başucu Kitabı Olmaya Hazır…

“1500’lü yılların sonlarında, ileride barok olarak adlandırılacak dönemin başlangıcında, birbiriyle çatışmakta olan iki kurum, sanatı ve sanatçıları yeni yapıtlar üretme konusunda yüreklendiriyordu. Bunlardan biri, Protestan başkaldırının ardından eski gücünü toplamak için sanatın kitleleri etkileme gücünden yararlanmak isteyen Katolik Kilisesi diğeri ise kiliseye karşı kendi gücünü göstermek isteyen soylu kesim ve krallardı. Her iki kurum da mimariyi, güzel sanatları ve müziği en iyi biçimde kullanabilmek için âdeta yarışa girmişti. Krallar ve soylular, iktidarlarının sarsılmaz gücünü göstermek için mimarlardan görkemli yapılar inşa etmelerini istiyorlardı. Uçsuz bucaksız parklar içinde geniş ve büyük pencereli, ışığı olabildiğince içeri yansıtan saraylar yapılıyor, ardından bu yapıların duvarları tablolar ve aynalarla süsleniyordu. Sarayların çevresindeki kentler de yeniden yapılanıyor, geniş meydanlar, süslü merdivenler yardımıyla insanların yaşadıkları ortamın bir tiyatro sahnesine dönüştürülmesi için çaba harcanıyordu sanki. Aslında hepsinin arkasında belki de yaşamı bir tiyatro oyunu, dünyayı da bir sahne gibi görmek vardı. Sahne, oyun için dekorlarla süslenmeliydi. Tıpkı aynı dönemde yaşayan Shakespeare’in pek çok oyununda vurguladığı gibi ‘tüm dünya bir sahne’ idi.”

Aydın Büke ve İpek Mine Sonakın, bu kitapta Barok Dönem müziğini her yönüyle mercek altına alıyor. Avrupa’nın farklı bölgelerindeki bestecilerin yaşam öyküleriyle birlikte bu bestecilerin önemli yapıtlarının nota örnekleri ve grafiklerle incelenmesi, okuyucu için müziği görünür ve anlaşılır kılıyor. Her bölüm için hazırlanmış, kitap içine yerleştirilmiş QR kodları ile hemen ulaşılabilen çalma listeleri, incelenen yapıtların tümünü dinlemeye olanak sağlıyor.

Barok Müziği okumak, anlamak, görmek ve dinlemek isteyenler için gerçek bir başvuru kitabı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 480
En / Boy : 21.5 / 26
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2021
₺186,00

Klasik gitar; altı teli ve on dokuz perdesi olan, ahşaptan yapılmış bir çalgıdır. Birden fazla sesi ya da ezgiyi aynı anda çalabilmeye olanak sağlayan yapıdaki klasik gitar, bu özelliğiyle tek sesli çoğu müzikal enstrümandan ayrı bir kategoride değerlendirilebilir. Dolayısıyla çoğu çalgıdan farklı bir öğretim yolu izlenmesi gerekmektedir. Başlangıç Düzeyi Klasik Gitar Metodu isimli bu çalışma, klasik gitar eğitimine yeni başlayan bir öğrencinin heyecan ve öğrenme isteğini karşılamaya yönelik empatik bir yaklaşımla hazırlanmış, bu yaklaşım kitabın içerisindeki sistematik ve özgün alıştırmalar, çalışma parçaları ve görsellerle desteklenmiştir. Ayrıca bu metot içerisinde dünyaca tanınmış ezgilere ve Türk Müziğinden ögelere de yer verilmiştir. Başlangıç Düzeyi Klasik Gitar Metodu isimli bu kitap, düzenli ve sabırlı şekilde çalışıldığında sağlam bir temel oluşturulmasına katkı sağlayacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 92
En / Boy : 21.5 / 27.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺61,20

Son yıllarda artan rekabet, spor aktivitelerini izleme oranındaki artış, kazanma arzusu, cezbedici ödüller, özellikle uluslararası organizasyonlarda ülkelerin kendilerini gösterme, kazandıkları başarılarla daha fazla tanınma ve prestij sağlama hedefleri gibi bir çok faktör, sporcuların performanslarını ergojenik olarak arttırabilecek yeni antrenman metotlarının da bu alandaki bilimsel çalışmaların merkezine alınmasına yol açmıştır. Bu bağlamda yüzyıllardır çeşitli alanlarda performans arttırmak için kullanılan müzik, son yıllarda spor bilimcilerin de dikkatini çekmiş ve söz konusu bilimciler tarafından müziğin sporcularda da fiziksel ve psikolojik performansı arttırabileceğine, aynı zamanda çeşitli müzik türleri ile performans arasında bir korelasyonun olduğuna yönelik araştırma sonuçlarına ulaşılmıştır.

Örneğin müziğin koşu performansını ve süresini artırmasının yanı sıra yatıştırıcı müziği dinlemenin de beynin hipofiz bölgesini etkileyerek organizmadaki stresin düşürülmesine neden olan hormonların salgılanmasına yardımcı olması otonom sinir sistemini dolaylı bir şekilde etkileyebilmesi sonucu egzersiz sonrası daha hızlı toparlanmayı da sağlayabilmekte olduğu ifade edilmiştir.

Bu kitap da, müziğin aerobik-anaerobik performansa aynı zamanda egzersiz sonrası toparlanmaya etkisinin incelenmesi amacıyla hazırlanmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺37,80

Kendisini tanımayı ve dostu olmayı bir ayrıcalık kabul ettiğim, değerli sanatkâr ve bilim adamı Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın’ın çok derin manalar içeren şiirlerini okuyup, bir bölümünü değişik makamlardan bestelemiştim. Daha sonra aruz ile yazacaklarının hem usul zenginliğimizi değerlendirmeye hem de geleneksel manada beste yapmaya kolaylık sağlayacağı sohbeti aramızda geçmişti. Hoca bu sohbeti dikkate alarak kısa bir zamanda bu isteğimizi yerine getirdi. Bir süre sonra da bu şiirlerin çok değerli müzisyenler tarafından bestelendiğine şahit oldum. Aynı Mustafa Nafiz Irmak’ın güfteleri gibi, birbirinden habersiz, aynı güftenin değişik bestekârlarca bestelendiğini gördüm. Daha sonra bu eserleri kitap hâline dönüştürerek bir yerde toplama fikrini fiiliyata geçirdik. Bu kitaptan sonra da İsmail Hakkı Aydın hocanın şiirlerinin defalarca besteleneceği şüphesiz.

Böylesine değerli bir bilim adamını, kendi kulvarımıza çekme konusunda bir katkım olduysa bundan dolayı kendimi çok bahtiyar hissederim. Medeniyetimizin günümüzde iftihar edeceği şahıslardan biri olduğuna inandığım Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın’ın, kültür ve sanat hayatımıza katkılarının devam edeceğinden eminim.
Bu kitabın musiki dünyamıza hayırlı olması dileğimle…

Mustafa Fatih Salgar


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺67,15

Türk Âşık ve Ozanları, isimleri uluslararası etnomüzikoloji alanında Türkiye ile özdeşleşen Kurt ve Ursula Reinhard’ın 33 yıllık çalışmasının ürünü olup halen uluslararası literatürde âşıklarla ilgili alan çalışmasına dayanan en kapsamlı yayınlardan biridir. Kitabın en önemli özelliklerinden biri, içinde yer alan şarkıların bazılarının ilk kez yayımlanıyor olması ve zaman içerisinde bu kültür unsurları değiştiği veya kaybolduğu için tekrar toplanmalarının artık imkânsız olmasıdır.

Müzikolojik çalışmalar bakımından Reinhard’lar, Türk-Alman etkileşiminin kurucularındandır; geçmişte birlikte alan çalışmasına çıktıkları pek çok öğrencileri de bugün Türkiye merkezli konular çalışan yetkin akademisyenlerdir. Dolayısıyla Reinhard’ları bir akademik kolun  ekolün– başlangıcı olarak görmek mümkündür. Ancak Türkiye’nin Müziği ve birkaç makale dışında çalışmaları Türkçeye çevrilmediği için içeriği ve sundukları bulgular adeta sır olarak kalmış, sonuç olarak da Türkiye müzikolojisi Reinhard’ların ismini çok iyi bilmesine rağmen çalışmalarına ulaşamamıştır.

Türk Âşık ve Ozanları, Reinhard’ların Türkiye çalışmalarının Türk okur ve müzikolojisi tarafından daha yakından tanınmasının yolunu açacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺60,80

Osmanlı döneminde musıki hayatı…

Kavramlar ışığında genişleyen çağrışımlar…

Zengin musıki içeriği…

Türkülerin gayriresmi tarihi…

Musıki ve toplumsal hayat arasındaki güçlü bağlar…

Tarihsel kırılmaların musıkiye etkisi…

Musıki ve müzik arasındaki farklar…

Osmanlı’da devlet erkanının musıki ile ilişkisi…

Bayram Bilge Tokel, Sarayın Sesi Halkın Nefesi’nde, benzer pek çok meseleyi tarihi arka plan eşliğinde yeniden gündeme taşıyor. 

Musıkimizin iki ana kolunu oluşturan halk ve sanat musıkisi gelenekleri “Türk”, “türkü” ve “Türkçe” merkeze alınarak kültür bağlamında ilk defa bu genişlik ve derinlikte tartışılıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 408
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺44,80

Bir müziğin bir başka müzikle, eserin icracıyla, icracının dinleyiciyle, dinleyicinin çevresiyle ilişkisi nedir? Müzikal beğeni ve müzikte anlam nasıl ortaya çıkar? Bu ve benzeri sorular söz konusu olduğu zaman, müzik sosyolojisi bülbülü eti için öldürme riskini göze alan bir disiplin. Ancak nelerin hazmedilip hazmedilemeyeceğini gösteren bir reçete olarak değerlendirilmesi de mümkün.

Müzik sosyolojisine yön veren temel kuram ve yaklaşımları ayrıntılarıyla, güncel eğilimleri de takip ederek sunan ve konuyla ilgili Türkçe literatürü eleştirel bir değerlendirmeye tâbi tutan elinizdeki çalışmanın hem alanında önemli bir boşluğu dolduracağını hem de müzikseverler tarafından ilgiyle okunacağını düşünüyoruz.

“Sanatla sosyoloji arasında çoğu zaman mesafeli ve gergin bir ilişki gözlemlenebilir. Sanatseverler sosyologların sorgulayan, temellendirmeye çalışan ve sanat gibi ‘yüce’ bir faaliyeti ‘gökyüzünden yeryüzüne’ indiren eşitleyici yaklaşımından rahatsız olurlar. Bir an olsun dünya işlerinden kopup muhteşem bir müziğe kendini bırakmak varken, bu müziğin toplumsal bağlamı üzerine kafa yormaya ne lüzum vardır? Birçok müzisyenin, müzik tutkununun ve müzikoloğun gözünde müzik sosyolojisi ilginç, kimi zaman zekice gözlemler içeren ama özünde rahatsız edici bir şeydir. Müziğin daha iyi anlaşılmasına ve hissedilmesine hizmet etmediği gibi, müzik icra etme ve dinlemenin ‘irrasyonel’ alanında dolayımsız bir şekilde yaşanan hazzı da mahveder. Meseleye böyle bakanlar için müzik sosyolojisi, adeta sanata karşı saygısızlıkla eşanlamlıdır…”

Konu başlıkları:

Kutsal Sanat Miti ve Müzik Sosyolojisi
Müzik ve Toplum İlişkisi: İndirgemeci Olmayan Bir Yaklaşım
Müzikte Anlam: Sosyolojik Bir Perspektif
Etnosentrizm, Oryantalist Söylemler ve Müzik
Max Weber ve Müzik Sosyolojisinin Doğuşu
“Yanlış ve “Doğru” Müzik: Adorno ve Müzik Sosyolojisi
Müzik Beğenisi ve Beğeni Hiyerarşileri
Popüler Müzik ve Sosyoloji
Birlikte Yapılan Bir İş Olarak Müzik
Müzik Gelenekleri: Süreklilik ve Değişim
Türkiye’de Müzik Sosyolojisi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 15.5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺51,80

“Müzik hayatımın vazgeçilmezi. Kendimi bildim bileli bestecilerin yapıtlarını kaleme alırken nelerden esinlendiğini merak ederim. Doğa olayları, mitler ve tarihi hikayeler bestecilere ilham kaynağı olagelmiştir. Ancak pek çok besteci müziklerinde çiçeklere büyük anlamlar yükleyerek eserlerini yaratmıştır. Rachmaninov, Schumann, Schubert, Chopin, Mozart ve daha nice büyük bestecinin eserlerine ilham kaynağı olan çiçeklerin aslında her birinin ayrı bir mesajı olduğunu biliyor musunuz? Hatta çiçeklere modern çağda yüklenmiş anlamlarının İstanbul’da padişah hareminden çıktığını? Siz de benim gibi meraklı biriyseniz mitoloji ve modern tarih bilgilerini kendi fantezi dünyasında harmanlayan Gülfam Göknar’ın bu eşsiz kitabını bir solukta okuyacaksınız”

- İbrahim Yazıcı, Orkestra Şefi-Piyanist

“Arkadaşı olmakla gurur duyduğum Gülfam Göknar yine gönülleri fethedecek bir kitap yazdı. İçindeki güzellikleri ve bitmeyen müzik aşkını şimdi de çiçeklerle birleştirdi.

Kalbinin güzelliği çiçeklere, ruhunun duruluğu müziğe yansımış..

‘Gül’ ile başlayan isimlerimiz, yan yana geldiğimizde eksilmeyen kahkahalarımızla, ömür boyu süren dostluğumuzu güzelleştiren Gülfam’cığımı, bu incelikli ve özenli çalışması için tüm kalbimle kutluyorum.

Daha nicelerine.. Hepinize keyifli okumalar.”

- Gülsin Onay, Devlet sanatçısı-piyanist

“Gülfam Göknar çok az işlenmiş bir tema olan klasik müzik eserleri ve çiçekler arasındaki ilişkiyi ele aldığı kitabında hayret verici bağlantılar sunuyor, benim gibi klasik müzik alanında çok şey bildiğini düşünen tutkulu bir dinleyiciye de yepyeni keşifler yaptırıyor. Göknar düşler dünyasına yolculuk ettiği ‘sihirli bahçesi’ne okurlarını da davet ederek onları klasik müzik eserleri eşliğinde nefis kokulu çiçeklerin arasında hiç unutmayacakları bir gezintiye çıkartıyor”.

- Serhan Bali, Andante Klasik Müzik Dergisi Genel Yayın Yönetmeni


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 18 / 24,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 4.2019
₺71,82

Bu kitabın içinde yer alan bütün yazıların ya da tek bir makalenin hatta bir makale içindeki kimi argümanların okurların deneyimini farklı açılardan besleyeceğini söyleyebilirim. Kanımca bunun nedeni günümüzde kullandığımız her türlü mal ve hizmetin, aslında hem “üretim” hem de “tüketim” açısından bir hegemonya süreci çıktısı olması. Dolayısıyla, disipliner bir bilgi üretme etkinliği içinden hareketle ancak interdisipliner katkı arayışlarımın da semeresini yeterince gördüğümü düşünerek gerçekleştirmeye çalıştığım bu “ürün” de öyle. Yani bir taraftan “rıza” gösterilen diğer yandan “direnme” noktaları bulunan bir “metin” bu. Başka bir deyişle ben de cümlelerimi kurarken, tek bir kelime ile ilişkili saatlerce düşünürken, bir başka metinden alıntı yaparken ya da bir gözlem ya da görüşmenin notlarını aktarırken aynı hegemonya sürecini tekrar tekrar deneyimlediğimi farkettim. Yani çoğu kez, alıntılamam ya da aktarmam gereken argümanları bir rıza ve direnme eleğinden geçirdiğimi tecrübe ettim. Kitabın kimi bölümlerinin bazı okuyuculara kimi bölümlerinin ise bir başka okuyucu profiline daha ilgi çekici, yararlı, tatmin edici vb. gelecek olması bundan.

-Ayhan Erol


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 228
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺28,90

Osmanlı saltanatının son döneminde başlayan “Klasik Batı Müziği” ile modernleşmenin basamaklarında yükselme hevesi Cumhuriyet ile beraber bir ülkü haline gelmiştir. Klasik müziğin ithalinden klasik müzikte doku nakline geçilmiştir.

Ulus inşası ulusal müziği gerektirirken, ulusal müzik de kaynaklarını halkın bağrında arayacaktı. Aradı da...

Peki, derleme çalışmaları bilimsel bir sonuca vardı mı? Köy Enstitüleri, Halkevleri girişimlerinin sonuçları ne oldu? Bu kurumların kapatılması müzikte ufkumuzu açtı mı? “Köçekçe”ye klasik Batı müziği aşısı tuttu mu? “Klasik Türk Musikisi” yasağı ulusal bir müziğin oluşumuna zemin ve zaman kazandırdı mı? Türküleri etnik kimliğinden arındırmak onları ulusal kıldı mı? Biz bugün, ne dinliyoruz?

Bir önder, siyasetçi ya da seçkinler; ulus, ulusal kültür, ulusal müzik yaratmak için politikalara mı sahip olmalıdırlar yoksa talimatlar yeterli midir? Bir provadan diğerine ulusal müzik yaratılacağı beklentisi fazlasıyla hayaldi belki ama konservatuvarların ilk ya da onuncu mezunlarıyla hedefe varılacağı gerçekçi miydi?

Müzik adına yapılanları, içeriklerinin anlamını ve uygulamanın sonuçlarını sorgulayan makaleler.

Ne yapılmaması gerektiğini sergileyen ve yapılabileceklerin ipuçlarını barındıran bir kitap...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺51,20

Fattah Nazarov’un Piyano Konçertosu en popüler eserlerinden birisidir. Besteci, bu eseri kızı Gülnara Nazarova için yazmış ve sahnede ilk icralarını da Özbekistan başta olmak üzere, yurt dışında farklı ülkelerde yine kızı seslendirmiştir. Piyano konçertosunun ilk icrası kızıyla birlikte, iki piyano düzenlemesiyle, 1964 yılında Taşkent’te “Taşkent Baharı” Çağdaş Müzik Festivali’nde Özbekistan Besteciler Birliği salonunda gerçekleşmiştir. Baba ve kızı eserleri Dmitriy Şostakoviç, Aram Haçaturyan ve diğer 20. yüzyıl müzik sanatçılarının da hazır bulunduğu festival gecesinde seslendirmişlerdir. Konçerto derin izlenimler bırakmış, müzik camiası tarafından çok büyük takdir görmüş ve bu nedenle Moskova dinleyicilerine de dinletilmesi yönünde karar alınmıştır.

Nazarov’un piyano konçertosu, son derece piyanistik ve aynı zamanda piyanonun özelliklerini çok derinden kavramak amacını güderek yazılmıştır. Bu konçerto, kompozisyonun kompakt özelliği, titiz bir klasik formunun bulunması ve bölümler arasında açık bir sınırlama olmasıyla ayırt edilmektedir. Besteci, konçerto bölümleri arasında net bir çeşitlendirme prensibini, yazım, ölçü, tempo gibi müzik ögelerini değiştirerek vurgulamıştır. Bu da icracıya, nota metnini hızlı bir şekilde öğrenme, bilme ve dramaturjisini idrak etme olanağı vermektedir. Konçerto, parlak melodik karakteri ve müzik dilinin zor olmaması nedeniyle geniş yelpazedeki dinleyiciler için anlaşılır olması ile kendini göstermektedir. Aynı zamanda parlak bir Özbek milli renkliliğine sahiptir ve bu da entonasyon, mod, ritmik ve yazım şekilleriyle vurgulanmaktadır. Orkestra, konçertoda bir eşlikçi olarak ve solistle yarış yapan katılımcı olarak önemli bir rol oynamaktadır. Orkestranın fonksiyonları çeşitlidir ve ifade gücüne sahiptir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 32
En / Boy : 23 / 30,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺20,25

Kanun, geçmişten günümüze, farklı çalım teknikleri uygulanarak ve geliştirilerek gelmiştir. Bu teknikleri, farklı müzik türlerini taklit ederken, değişik süslemeler uygularken ya da farklı armonik seslerden faydalanarak geliştirdiysek de armonik çalım konusundaki tekniğimizi aynı oranda bilgi ile desteklememiz kaçınılmaz olmuştur. Bu konuda mesleki müzik eğitimi kurumlarında verilen armoni derslerinin kanun sazına adaptasyonu sadece öğrencinin merakı ile desteklenmektedir. Herhangi bir müzik eğitimi kurumunda ders almadan kendi becerisi ve merakı ile kanun icra edenlerin, kendi beğenilerinden yola çıkarak buldukları dizi ve akorları, sadece beğeni ile değil basit armoni kurallarını düşünerek bulmasını sağlamak ancak bu tür kaynaklarla mümkün olmaktadır. Daha önce tarafımdan denenmiş, uygulanmış, kabul görmüş teknikleri ve temel armoni bilgilerini paylaşmak amacıyla yazdığım bu kitaptaki armonik uygulamalar, kadanslar ve diziler tekniği zorlamak için değil, armoni bilgisini, kurallarını ve basit parmak uygulamalarını öğretmek içindir. Kitapta klasik armoninin sadece temel kavramlarına ve bunlara ilişkin bilgilere yer verilmiştir. Bu kitap bir armoni kitabı değildir böyle düşünülmemelidir. Kanun çalgısını öğrenmek isteyenlere ve çalanlara yararlı olması dileğiyle.

Deniz Göktaş

Ankara Türk Dünyası Müzik Topluluğu

Kanun Sanatçısı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 21 / 29,7
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺28,35

Bu kitapta Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin değerli şefi ve besteci Mustafa Erdoğan tarafından tonal bir anlayışla flüt ve piyano için hazırlanan 12 halk türküsü yer almaktadır. Türkülerin isimleri ve yöreleri şöyledir: Ah Bir Ateş Ver (İzmir), Allı Turnam (Kırıkkale/Keskin), Kalenin Bedenleri (Tokat), Ben Giderim Batuma (Sinop), Bugün Ayın Üçüdür (Azeri), Fidayda (Ankara), Hastane Önünde İncir Ağacı (Yozgat), Karasar Zeybeği (Ankara), Makaram Sarı Bağlar (Diyarbakır), Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar (Edirne), Kırmızı Gül Demet Demet (Erzurum), Tabancamın Sapını Gülle Donatacağım (Rize)

Albüm piyano eşlik kitabı ve flüt partisyonu olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Kullanıcıların eser seçimini kolaylaştırmak ve piyano eşlikli çalışabilmeleri amacıyla her bir türkünün flüt ve piyano için hazırlanmış MP3 formatındaki ses dosyası ile sadece piyano eşliğini içeren MP3 dosyasını yayınevi web sitesine yüklenmiştir. Buradan ücretsiz olarak indirebilirsiniz. Müzik Eğitimi Yayınları tarafından flüt ve piyano için ülkemizde ilk kez yayınlanan bu repertuvarın sevilerek seslendirilmesi dileğiyle.…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 23 / 30
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺32,40

Bu kitap Türkiye'deki piyano öğrencilerini ve öğretmenlerini “caz müziğinin tınıları” ile tanıştırmak amacıyla yayınlanmıştır. Orijinali, değişik zorluk düzeylerindeki 4 kitaptan (UK Exam Grades 2-3-4-5) oluşan ve Classical Jazz, Rags & Blues adını taşıyan kitaptaki eserler, klasik müziğin en tanınmış eserlerinden seçilmiş ve caz tarzında düzenlenerek siz değerli piyanistlerin beğenisine sunulmuştur.

Yayınevimiz tarafından ülkemizde “Caz Piyano-1” ve “Caz Piyano-2” adıyla satışa sunulan bu kitaplarda Bach, Haydn, Mozart, Beeethoven, Brahms, Schumann, Çaykovski ve daha birçok önemli bestecinin bilindik eserlerinin caz düzenlemelerini bulacak ve bunları büyük bir beğeniyle çalacak/çaldıracaksınız. Caz Piyano-1 kitabı; kolay ve orta zorluktaki 19 eserden, Caz Piyano-2 kitabı ise orta ve ileri düzeydeki 17 eserden oluşmaktadır. Bütün piyano öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin keyif alması dileğiyle…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 48
En / Boy : 23 / 30,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺36,45

Ülkü Özgür, elinizdeki bu kitapla, müziksel ezgi yazma alanındaki deneyimlerini sadece kendisinin okutup mezun ettikleriyle değil, tüm müzik öğretmenleriyle  paylaşmakta, öğrencilerinin çoksesli duyma ve yazma becerisini geliştirmek için çaba harcayan tüm öğretmenlere yol göstermektedir. Bu kitapta, yer alan özgün ezgilerin birçoğu, derslerde öğrencilere uygulanmış ve yazar, çalışmalarını onların görüşlerini de alarak geliştirmiştir.

Cesur yeniliklerle dolup taşan bu kitabın içeriği:
1. Doğu Müziği ile Batı Müziğinin Kesiştiği Yerde Bir Ülke : Türkiye
2. Türk Müziğinde Yapı
3. Geleneksel ve Çağdaş Türk Müziklerinde Ses Sistemleri
4. Türk Müziğinde Düzüm - Usül - Ölçü
5. Türk Müziğindeki Makamlar


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 76
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺36,90

Türk modernleşmesinin ortaya çıkardığı arızî durumları müzik hareketleri ve isimler üzerinden çözümlemeye çalışan kitap, Neşet Ertaş’tan Orhan Gencebay’a, Cem Karaca’dan Sezen Aksu’ya, Bülent Ortaçgil’den Ahmet Kaya’ya, Erkan Oğur’dan Cengiz Kurtoğlu’na, Bergen’den Gündoğar’a kadar ses evrenimizin estetik haritasında farklı adreslere ulaşarak Türkiye’nin geçirdiği dönüşümlerin öyküsünü anlatıyor.

Bu öykü kimi zaman sosyolojinin hareketliliği ile senkronik ilişki kurup, geleneğe ait belleği sazının tellerinde saklayan âşık’ın/ozan’ın kente taşınmasına kimi zaman da etnik kimlik arayışlarıyla beraber müziğin Karadeniz vadilerinde kendisine yol bulma macerasına uzanıyor. Yine kimi zaman adeta ülkesinin yorgun tarihine şarkı söyler gibi duygulu mizacının bütün kıvrımlarını tamburunun perdelerinde gezdiren Cemil Bey’e ve kimi zaman da Anadolu insanının türkülerini derleyip kaybolmasını engelleyen Kütahyalı rahip Gomidas’ın memleketini susarak hüzünlü terk edişine, Orta Asya avazlarının Türkiye’deki tarihsel geçmişine yol alıyor.

Bu çalışma, Neşet Ertaş ile Portekiz’in Fado müziğini modern zamanlara taşıyan Madredeus’un aynı aşkla yanıp, azdan çok anlayabilmenin görkemli sessizliğinde nasıl teselli bulduklarını gözler önüne seriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 188
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺38,25

Bu kitap yazarın ağırlıklı olarak, gençlik yıllarında yazdığı makalelerden oluşmaktadır. "Piyano çalışırken" başlıklı bölümdeki çalışma önerileri, elli yıldır piyano başında olan bir emektarın, otuz beş yılını aralıksız öğretmenlik yaparak geçirmiş bir eğitimcinin, yılların süzgecinden geçmiş ve denenmiş  son derece kıymetli  önerileridir.

  • Schumann ve Çocuk Sahneleri
  • Yaşamı ve Müziği ile Chopin
  • 6-11 Yaş Grubu Çocuklarında Piyano Eğitimi
  • Müzik Okullarındaki Piyano Dersleri Üzerine
  • El Pozisyonu
  • Güzel Piyano Çalmak İçin
  • Arpejler
  • Bach Çalarken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
  • Çocuk ve Müzik Eğitimi
  • Çocuklarda Müzik Eğitimi
  • Piyanonun Kısa Geçmişi
  • Çocuklarımız, Çocuk Şarkıları Söyleyerek Büyümeliler

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺20,25

Bir öğretmenin mesleğini icra ederken sorumlu olduğu en önemli şey, kendisine sunulan programdaki kazanımları öğrencilerinde oluşturmaktır. Çünkü bir öğretmeni konumlandıran, betimleyen, değerlendiren, kısaca meşrulaştıran en önemli unsur; öğretim programı kazanımlarını oluşturmadaki başarısıdır. Diğer hiçbir unsur bu kadar öncelikli ve önemli değildir. Öğretim programı ile öğretmen arasındaki ilişki; bir hukukçu ile anayasa kitapçığı, bir denizci ile pusulası, bir bilim insanı ile bilimsel yöntem arasındaki ilişkiye benzer.
Hem müzik öğretmeninin hem de müzik dersi alan öğrencinin en önemli yardımcısı müzik öğretim programıdır. Müzik öğretmeni organize ettiği müzikal etkinlikleri ve diğer müzikal taleplerini en sağlıklı ve meşru biçimde öğretim programının gerekliliklerine ve içeriğine dayandırmalıdır. Bu nedenle öğretim programı, müzik öğretmeninin başucu kaynağı olduğu kadar en önemli silahı hâline de gelmiştir.

Bir öğretim yaklaşımını yargılayabilmek için öncelikle o yaklaşımın uygulamadaki görünümü ve uygulama sonuçlarına etki eden faktörlerin neler olduğu konusunda oldukça güçlü kontrollerimizin olması gerekir. Öğrenme süreçlerinde temele alınan yaklaşımın gerektirdiği her türlü eğitimsel uygulama, gereği gibi ifa edilirse planlanan kazanımlara ulaşılamamasında öğretim programına yüklenebilecek kusurlar hakkında kesin bir yargıya varılabilir.
Etkili bir müzik öğretmeni; öğrencilerinin müzikal düşünmelerini sağlayan, bu düşünceleri ifade edebilme olanağı ve özgürlüğü sunan ve ortaya çıkardığı fikir, beceri ve düşünce repertuvarını sınıf genelinde tartıştırabilen öğretmendir.

Müzik öğretmenleri olarak bizler, ‘Diğer Sorunlar’ın baskısı altında ‘Müzik Öğretim Programı’nı etkisizleştirecek yaklaşımlardan kaçınmalıyız. Türkiye’deki sınava odaklı eğitim sisteminin müzik, resim gibi dersleri önemsizleştirmesi bizlerin mücadele azmini kırmamalıdır. Gelecek günlerin; sanat içerikli derslerin önemini, gerekliliğini ve etkisini gözler önüne sereceği konusunda ümitsiz olunmamalıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺74,70

Yirminci yüzyılın büyük yıkımlarıyla kapitalist ideolojinin zihinsel-duygusal yaşamda ve kültürde yol açtığı tahribat karşısında biçimlenen eleştirel teorinin önde gelen figürlerinden T. W. Adorno müzik yazılarıyla modern müzik sosyolojisinin en etkili modellerinden birini sunar.

Türkçede ilk kez yayımlanan, Johann Sebastian Bach, Wagner, Schubert, Beethoven, Schönberg vb. besteciler, caz, opera, hafif ve ciddi müzik, müziğin toplumsal işlevi, kültür endüstrisindeki rolü ve açmazları üzerine yazılarını bir araya getiren bu seçki zamanının çok ötesinde düşünebilen T. W. Adorno’nun tavizsiz negatif diyalektiğinin has örneklerini kapsıyor. Bir dil olarak müzik katıksız bir ada, dolaysızlığı nedeniyle insan bilgisinin erişimine tamamen kapalı olan, şeyle göstergenin mutlak birliğine yönelir. Müziğin ada yönelik ütopyacı ve aynı zamanda umutsuz çabaları onu felsefeyle ilişkilendirir ki, müzik düşüncesi tam da bu yüzden, öteki her sanat dalından daha yakındır felsefeye.

Günümüzde felsefeyle müziğin ilişkisi üzerine düşünmek müziğin zamansız esasının aslında bir kuruntudan ibaret olduğunun görülmesine yol açacaktır. Sadece tarih, bütün sıkıntıları ve çelişkileriyle gerçek tarih kurar müziğin hakikatini.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺33,60

Bu kitap, rahmetli Yönetken'in, Anadolu'da katıldığı derleme çalışmalarında tuttuğu notlardan oluşuyor. Bu notlar, 50 -60 yıl önceki Anadolu'yu ve insanlarımızı; geleneksel yaşam içinde halkın müzik kültürünü ve müzik yaşamını güçlü bir gözlemle saptayan ve yansıtan notlar.

Merakla okunacak ve o dönemlere ilişkin bilgiler edinilecek, çok değerli bir etnomüzikoloji kitabı




Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2006
₺24,30

10. Yıl Marşı ya da Lüküs Hayat operetleriyle bilinen, uluslararası alanda tanına ilk klasik müzik bestecimiz Cemal Reşit Rey, devrin müzik merkezi olan Paris'te sürdürdüğü eğitimini tamamlayamadan, yeni kurulan Cumhuriyet'in şekillendirdiği Dar'ül Elhan'da öğretmenliğe başlamış; yıllarca sayısız sanatçı yetiştirmiş; piyanistlik ve orkestra şefliği yapmış; İstanbul Radyosun'da klasik müzik programları hazırlamış; dahası İstanbul Filarmoni Derneği ve İstanbul Şehir Orkestrası'nın kuruluşuna önayak olarak şehrin müzik yaşamında hem sanatçı hem de idareci olarak yer almıştır.

Geriye bıraktığı eserler incelenip kuşağının dünyadaki temsilcileriyle kıyaslandığında Cemal Reşit Rey'in değerli bir besteci olduğu kolaylıkla görülür. Bu önemli müzik adamımızı yeterince tanıyamadığımız düşüncesinden yola çıkarak doğumunun 100. yılında Açık Radyo'da Cemal Reşit Rey'i anma programları yaptık. 2 Eylül 2004 - 28 Nisan 2005 tarihleri arasında kayıtlarını yaptığımız programa olabildiğince geniş bir çevreden, farklı görüşlerle konukları davet ettik; Panayot Abacı, Cihat Aşkın, Yalçın Tura Evin İlyasoğlu, Ertuğrul Sevsay, Aydın Karlıbel, Ercan İmre, Leyla Pınar, Renin Kosal, Filiz Ali, Cemal Ünlü, Gülper Refiğ, Halit Refiğ, Ezgi Saydam, Ece İdil, Seher Tanrıyar...

Cemal Reşit Rey'in yakından tanıyan konuklarımız anılarını bizlerle paylaştılar, programda dinlediğimiz yapıtları üzerine değerlendirmeler yaptılar. Temel çıkış noktamız Cemal Reşit Rey'in, besteci, orkestra yöneticisi, piyanist ve öğretmen olarak toplumsal yaşamda iz bırakan bir insan olmasıydı. Programların tümünü  gözden geçirdiğimizde, katılımcılar sayesinde bir Cemal Reşit Rey portresi ortaya çıktığı sonucuna vardık. Hem bu konuda çalışmak isteyecekler hem de genel okuyucu için bir anlam taşıyacağını düşünerek, aradan geçen sürenin ortaya konulan görüşleri eskitmediği noktasında birleştik ve programları kitaplaştırma çabamızı sürdürdük.

Uzun bir çalışmanın sonunda size ulaşan bu kitap, bizlerin değil, konuklarımızın biçimlendirdiği bir yaklaşımla Cemal Reşit Rey'i anlatmayı hedefliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 560
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2014
₺45,65 KDV Dahil

Türk müziğinin geleneksel yapısı ve bu yapının Batı müziği ile olan ilişkisi, 200 yıllık bir tartışmanın konusudur. Bu iki müzik anlayışının mukayesesi ve birbirlerine olan etkileri, kültürel bir kamplaşmaya kadar varmıştır. Bu eser, konunun en yoğun tartışıldığı dönemde dünyaya gelmiş bir duayen ismin, ömrünü vakfettiği düşüncelerinden süzülmüş, sahasında çok kıymetli bir eserdir.

1987 yılındaki basımından sonra, yazarı tarafından mevcut yazılar gözden geçirilmiş ve ilave makalelerle zenginleştirilmiştir. Eser bu haliyle, konuya ilgi duyanlar için altın kıymetindedir...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺80,19

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 523
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺98,42

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 195
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺53,77

Ben zamanın ilerisinde sen zamanın gerisinde
Bunu sana anlatmak işte bütün mesele
Babaanne
Heyecanın son haddinde sessizlik senin hayalinde
Aradaki büyük boşluk işte bütün mesele
Babaanne
Dedem seni görünce kollarına alıp sevince
O günkü duygular var ya bu gün de var
Babaanne
Tangolara saygımız var zamandan yana kaygımız var
Ne olur anla babaanne rock'n roll diye dansımız var
Babaanne

- Whisky


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 210
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2013
₺12,00

Cumhuriyet bir ütopyaydı. Şimdi ise ona ait bir gerçeklikte yaşıyoruz. Sesler işitiyoruz, ahengini o toplum mühendisliğinden almış bir müziğe ait sesler.

Bir medeniyet projesi olarak görülen Cumhuriyet'te “Klasik Batı müziği" nasıl “milli" tınısını bulacaktı? Bu soruda "bulunması gerekliliğine" dair bir kabul vardı ve ulus inşa etmeye kalkan ve bunun için de öncelikle ulusal olanı yaratmak zorunluluğuyla baş başa kalan Cumhuriyet'in kurucu kadrolarınca en ileri, medeni ve modern olarak bellenen "Klasik Müzik"te milli damarın bulunması ve yansıtılması esaslı bir görevdi.

Bugün işte bu illüzyonu yaşıyoruz.

Halk türkülerini armonik ya da çoksesli kılıp Klasik müzik orkestralarında çalmaktan ibaret bir Klasik müzik serüveninin içindeyiz.

Bu kitaptaki yazarların tümünün bir derdi var! Türkiye’de klasik müzik ve müzik alanında bir şeylerin yanlış yapılandığı, işlerin doğru yürümediği, hala yapılması gereken onlarca şey olduğunu söylüyorlar. Her şeyin yolunda gittiğini düşünen akademisyen ve müziksever amatörlerle aralarındaki farkın altını çiziyorlar: Serap görmüyoruz ama sahnelenen illüzyonun da tanıklarıyız.

Jön Türk modernleşmesinden Cumhuriyet politikalarına bir anlayışın, Halkevleri'nden konservatuvarlara kurumların, marşlardan operetlere eserlerin ele alındığı eleştirel bir toplam.

Cumhuriyet bir illüzyondu, belki göremiyoruz ama işitebiliyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 295
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺55,20

Artık klasik müzikte de "star"lar var, tıpkı popüler müzikte, caz ve rock'ta olduğu gibi. Bir kültürel değişim yaşanıyor ve bu değişimle özellikle kadınların ve eşcinsellerin cinselliği öne çıkarılıyor.

Darbukalı Bach'ın, Cazcı Bach'ın yanına cinselliği çağrıştıracak bir sıfatla, Çıtır Bach ekleniyor. Yeteneğin yanına güzelliği, çekiciliği hatta şuh olmayı gerektiren bir dönüşüm bu.
Asansörde Mozart, akvaryumda Chopin, şömine alevleri eşliğinde Vivaldi dinleyebiliyoruz; kahvaltılık Debussy, akşam yemekleri için Strauss seçkileri; peki, ya erotik Lizst ya da porno Beethoven?

Bu kitapta müzikte cinselliğin yerini sorgulayıp değişen müzik kültüründe cinselliğin kullanılmasının gerekli olup olmadığı yadırganmaksızın ele alınırken dikkatimiz futbol karşılaşmaları öncesi statlarda arya söyleyen müzisyenlere, eşcinselliğini keşfettiğimiz ailemizin bestecilerine, müzikte eşcinsel duyarlığa ve eşcinsel müzikolojinin müzikte cinselliğe bakışına yönlendiriliyor.

Rock müzikte erkek egemenliğin, erkeksiliğin değil erkekliğin baskınlığı konuşulurken burada karşımıza çok sert bir soru çıkarılıyor: Rock erkek müziği midir? Bir o kadar sert bir yanıta hazır olmak gerek.

Kitabın son bölümünde dansın cinsellik çağrışımı ve içeriği önümüze çıkıyor. Dansı öğrenme-öğretme ve uygulama sürecinde davranışların içerdiği cinsel şifrelere odaklanıyoruz.

Müzikte kimi önemli konuların tartışıldığı kışkırtıcı bir inceleme…

Müziğin çok kolay açıklanabilir bir şey olmadığı kesin; seslendirilir ve tanımlanır. Yapıtın yazılış nedeni ve içerdiği gizli anlam boyutunda yapılan bu tanımlama kimi zaman bestecinin belirttiği program çerçevesinde yapılır, kimi zaman da kendi hissettiklerimizle. Öznellik ve nesnellik burada ortaya çıkar.

Bu kitapta öznel ve nesnel tavırların daha da öne çıkacağı müzikte cinsellik ve toplumsal cinsiyeti ele almamız okuyucuyu bir kez daha şaşırtabilir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺31,20

“Müzik ve politika her zaman iç içeydi.”

Politikacıların ısmarladığı yapıtlar ya da devrimcilerin bestelediği marşlar her zaman politik değil miydi? Bugün hâlâ türküler ve şarkıların Türk, Ermeni ya da Rum kökeni üzerine tartışmaların sürüp gitmesi politik değil midir?

Mozart'ın senfoni ve konçertolarında arayıp duracağımız politika, operalarında göz çıkarır. Senfonileriyle politikaya göndermeler yapan Beethoven sonuncusunda politikayı dillendirir. Özgürlük operalarının bestecisi Verdi, aynı zamanda politikacıydı.

Wagner, Komünist Manifesto'dan sadece bir yıl sonra Sanat ve Devrimʼi kaleme aldı; Müzikte Yahudilik kitabıyla, bizzat torunu tarafından, Yahudi karşıtlığının bayraktarlığıyla anıldı; Hitler ve Nazilerce baş tacı edildi. Mascagni ömrünü İtalyan milliyetçiliğine, şovenizmine ve faşizmine hizmet ile tüketti. Tescilli faşistler Furtwangler ve Karajan'ın yönettiği pek çok yapıtın kaydı, bugün hâlâ en iyi yorumlar arasındadır.

Şostakoviç müziğine gizlenirken, Stalin onun bestelerini ideolojisi için kullandı. Hans Eisler ve Kurt Weill komünist olduklarını asla saklamadılar. Pete Seeger, McCarthy döneminin cadı avında insanlık onurunu asla yitirmedi, hiç kimsenin ismini vermedi. Cem Karaca o kadar politikti ki nihayetinde nasibine politik bir yargı düştü: "Dönek."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺32,80

Müzik Bilimine Doktriner Yaklaşımlar isimli bu kitap özü itibariyle alanında az sayıdaki eserlerden biridir. Burada “Sanat, sanat için yapılır ve estetik kaygılar taşımak zorundadır” temel konusuna vurgu yapılmıştır.

Kitapta sanatın estetik ve uyum içinde, metalaşmadan sunulması ve bu noktada akademisyenlerin, müzik bilimcilerin ve sanatçıların sorumluluğuna dikkat çekilmiştir. Don Kişot benzetmesiyle, bugünün müzikbilimcilerinin sergilemesi gereken tavır net bir biçimde çizilmiştir.

Tüm bu doktriner yaklaşımlar ancak müzik bilimcilerin kendilerini özgür hissetmeleriyle mümkün olabilir. Don Kişot olanaksıza saldıracak kadar cesurdur. Küreselleşme sürecinde müzikte özgürleşmek ise çağımızın Don Kişot’larının ortaya çıkmasıyla ancak mümkündür ve sanat bu sayede hak ettiği değeri bulabilir. Bu kavramsal çerçevede içinde kitapta aşağıdaki konu başlıkları ele alınmıştır:

  • Müziğin Metalaşması ve Müzik Endüstrisi
  • Postmodern Popüler Müzik Karşısında “Don Kişot” Olabilmek
  • Şâir ve Besteci Arasındaki Âhenk
  • Sahne Estetizmi
  • Popüler Kültür ve Türkülerimiz

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2014
₺16,20

Köklü bir geçmişe sahip olan Türk kültürü içinde müzik kültürümüz önemli ve geniş bir yere sahiptir. Bu engin müzik kültürü içerisinde yüzyıllar öncesine dayanan nazariyeler mevcuttur. Farabi ve Safüyiddin’den günümüze çeşitli müzik bilimi insanları ve bestekârlar aracılığıyla ulaşan makamlar ve binlerce eser bulunmaktadır. Ancak buna karşın Türk müziği alanında uygulamaya yönelik kitapların eksikliği bir gerçektir. Bu gerçekten yola çıkılarak hazırlanan bu iki solfej kitabının Türk müziği alanında önemli bir boşluğu doldurması amaçlanmıştır.

Makam ve usûl (ritm) Türk müziğinin karakteristiğidir. I. Kitapta “Basit Makamlar”, II. Kitapta ise “Mürekkep Makamlar”ın uygulamaları yapılmıştır. Mürekkep makamlar; içinde birden fazla makam dizisini, dörtlü ve beşli aralıkları barındırır. Bu kitapta kolaydan zora varan motifler ve usûl kalıplarıyla bestelenen egzersizler yardımıyla bir yandan makam bilgisi verilmeye çalışılırken, diğer yandan da usûl bilgisi çalışılmıştır. Solfej uygulamalarında ise önce her bir makam kuramsal olarak tanıtılmış, ardından o makamın pekiştirildiği özgün solfejlere ve en son olarak da ilgili makamdaki örnek eserlere yer verilmiştir.

Çağımıza uygun metodik yaklaşımların yerleşmesi açısından ve aynı zamanda müzik kültürümüzün gelişmesi, yaygınlaşması adına önemli katkıları olacak bu kitabın başta müzik eğitimi alan öğrenciler olmak üzere, her kesimden ilgi duyan bireylere yeterli ve düzenli bir uygulama imkânı sağlaması ve faydalı olması umulmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 21 / 29,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2014
₺20,25

Bu kitap her düzeyde piyano çalan öğrenci ve öğretmenler için hazırlanmış bir teknik çalışmalar kitabıdır. Bu bakımdan hem özel ders, hem de mesleki piyano eğitimi veren öğretmenler için kullandıkları diğer kitap/metot eser vb. materyallerin yanında yararlanabilecekleri ikinci bir başucu kitabı niteliği taşımaktadır. Başka bir ifadeyle, piyano çalan herkesin elinin altında bulundurması gereken önemli bir kitaptır.

Kitapta evrensel piyano literatürü taranarak, en uygun parmak numaralarına her ton ve konuda olması gerektiği kadar– yer verilmiştir. Kullanım kolaylığı bakımından kitaptaki her konu numaralandırılmıştır. Bu şekilde öğretmen sadece numara belirterek hangi konuların çalışılması gerektiğini kolayca öğrencisine söyleyebilir ve işaretleyebilir. Kitapta ele alınan başlıca konular aşağıdaki gibidir:

  • Her bir ton için özlü bilgiler ve sadece parmak numaraları
  • 1 oktav içinde dizi çalışmaları
  • 2 oktav içinde bütün tonlarda paralel ve ters dizi çalışmaları
  • 4 oktav içinde bütün tonlarda paralel ve ters dizi çalışmaları
  • Bütün tonlarda üç sesli ve dört sesli kadans çalışmaları
  • 2 oktav içinde bütün tonlarda paralel ve ters arpej çalışmaları

Diziler, Kadanslar ve Arpejler isimli kitabınızı ilgiyle okudum. Her piyaniste faydalı olacak bir eser. Sizi kutlarım. İdil Biret

- Piyanist, Devlet Sanatçısı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 23 / 30,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2015
₺24,30

Bu kitabın içerisindeki eserler, daha yirmili yaşlarında genç bir piyanist olan Derya Kavuncu’ya ait olmakla birlikte eserlerin olgunluğu, bestecinin yaşı ile bir tezat oluşturmaktadır. Ancak kitabın asıl ilgi çekici olmasını sağlayan etmen de budur. Bu çalışmanın ortaya çıkmasında ilk kıvılcımı çakan bilgisayar yazılımcısı ve müzisyen Sayın Ersen Özpirinçci beni arayarak 21 yaşında bir gencin piyano için yazdığı prelüd, balat ve noktürnler olduğunu, bu eserleri çalacak bir piyanist aradıklarını ve kayıt yapmak istediklerini söylediklerinde işin aslı pek de önemsememiştim.

Ancak ilk eseri deşifre ederken gördüğüm Eric Satie ve Chopin etkileri üzerine ki iki besteciyi de çok severim Derya’nın çalışmalarında bir ışık olduğunu anladım. Eserlerdeki derinlik ve sakinlik açıkçası beni çok etkiledi ve çok kısa bir sürede bu eserleri çalarak kayıtlarını tamamladım. Hatta bu kayıtları çalıştığım üniversitede Besteleme Teknikleri dersinde öğrencilerime örnek olarak dinlettim. Bu aşamada bana yardımcı olan ve hatta eserlerin yarısına yakınını seslendiren sevgili meslektaşım piyanist Yrd. Doç. Dr. Ekin Çoraklı’ya ve kayıtların mixlerini yapan sevgili öğrencim H. Cevahir Ünal’a teşekkürlerimi iletmek isterim. Sonuç olarak ortaya çıkan kayıtların bir kitapta toplanması gerektiğine ve bu yolla kalıcı olmasına karar verdik. Bu aşamada değerli meslektaşım Prof. Dr. Süleyman Tarman ile görüşerek ve onun yardımıyla projeyi hayata geçirdik. Kitapta yer alan eserlerin tamamının müzik okullarında mesleki piyano eğitimi alan her aşamadaki öğrenciye hitap edeceği, beğenilerek seslendirileceği ve piyano repertuvarına önemli bir katkı sağlayacağı inancındayım. Beğenilerek seslendirilmesi dileğiyle…

- Yrd. Doç Dr. Yavuz DURAK, AİBÜ, Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 56
En / Boy : 23 / 30
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2015
₺20,25

Müziğin yaşantımızda çok önemli bir yeri vardır. Sinemada, tiyatroda, konserde, CD’de, radyoda, sokakta, evde ve birçok yerdedir müzik. Ancak müziği dinlemek ya da dinleyiciye ulaştırmak için “müzik teknolojisi” gerekir. Müzik teknolojisi, müziği kaydetmek, yayınlamak ya da kitlelere ulaştırmak için gereken bütün bilgileri içerir. Geniş kapsamlı ve çok disiplinli bir konudur.

Bu kitap başlangıç düzeyinde bir kitaptır. İçerisinde, sesin oluşumuyla ilgili temel kavramları, mikrofonlar, mikserler gibi teknik donanımların özelliklerini ve işlevlerini bulabilirsiniz. Ayrıca, müzik teknolojisi alanında kullanılan yazılımlar, MIDI teknolojisi ve stüdyo türleri de bu kitabın kapsamı içindedir.

Müzik Teknolojisine Giriş kitabı kolay anlaşılabilir dili, sunduğu bilgi düzeyi ve güncel örnekleri ile rahatlıkla anlaşılabilecek ve üniversitelerin ilgili bölümlerinde ders kitabı olarak kullanılabilecek bir kitaptır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2015
₺28,35

Sayıklamalar, viyolonsel – gitar için Türkiye’de bestelenen eserlerin eksikliği göz önünde bulundurularak bu alanda literatüre katkı sunmak amacıyla bestelenmiş bir eserdir. Birbirini tamamlayan, birbiri ardına çalınarak bir bütünlük oluşturan dört bölümden oluşan Sayıklamalar lirik ve tonal bir eserdir. Sayıklamalar’ın bitiminden hemen sonra başlayan, Sayıklamalar’ın devamı olarak ele alınabilecek Sayıklama adlı eser, solo gitar için yazılmış olup bir iç ses olarak düşünülmüştür. Sayıklama ayrı çalınabileceği gibi Sayıklamalar’dan hemen sonra icra edilmesi de eserin bütünlüğü açısından uygundur. Sayıklamalar, 2010 yazında bir Eskişehir gezisinde bestecinin rüyasında sayıkladığı melodileri notaya aktarmasıyla besteye dönüştüğü için bu adı almıştır. İlk başta sadece solo gitar için düşünülen eser, daha sonra gitar – çello için yazılmış bir esere dönüştürülmüştür. Eser Ozan Eren tarafından bestelenmiş ve eserin bütün düzenlemeleri kompozitör İlke Şen tarafından yapılmıştır. Solo gitar için bestelenen Sayıklama, 12 – 15 Temmuz 2012’de Bilkent Konser Salonu’nda düzenlenen 6. Türkiye Klasik Gitar Buluşması’nda gitarist Erdal Yapıcı tarafından icra edilmiştir. Sayıklamalar, bir Eskişehir hatırasına adanmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 12
En / Boy : 23,5 / 33,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2016
₺16,20

Bu kitapta, birbirinden farklı, birbirinden bağımsız gibi gözüken, ancak aslında bir yap-boz bulmacasının parçaları gibi bir araya getirildiğinde, müzik eğitiminin bütününü oluşturan çeşitli bölümler yer almaktadır.

Kitapta, yetişkin bir müzikçi olarak kendinizi ve öğretim yöntemlerinizi geliştirmenize; bir müzik öğrencisi ya da araştırmacısı olarak müzik eğitiminin temel kavramlarını öğrenmenize; -müzikçi olmayan- bir genç ya da yetişkin olarak da hem kendinizin hem de ailenizdeki ya da çevrenizdeki diğer yakınlarınızın müzik yeteneğinin, müzik zekasının ve yaratıcılığının sınırlarını tanımanıza ve bunu nasıl geliştirebileceğinize yarayacak konular bulacaksınız. Geliştirilmiş bu baskıya Özel Öğretim Yöntemleri dersi vermeye başladıktan sonra sıkıntısını çektiğim Kodaly, Suzuki ve Orff Yöntemleri eklenmiş birinci basımın üzerinden on yıl geçtiği için kitapta yer alan sayısal bilgiler güncellenmiştir.

İçindekiler:

  • Müzik Eğitiminin Türleri
  • Çoklu Zeka Kuramı ve Müzik Zekası
  • Müzik Yeteneği
  • Müzik Öğretimi
  • Kodaly, Suzuki ve Orff Yöntemleri
  • Müzik Eğitiminde Program Geliştirme
  • Müzik Eğitiminde Ölçme
  • Müzik Yetenek Testleri
  • Yaratıcılık

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2016
₺24,30

Alexander Burkard tarafından 1906 yılında başlangıç piyano eğitimi için yazılan bu kitap piyano öğretiminde adeta bir dönüm noktasıdır. Bundan sonra yayınlanan piyano metotlarının birçoğu “Orta Do Yöntemi” olarak bilinen Burkard’ın yöntemine dayanmıştır. Bu yöntemde her iki el, orta do tuşu üzerindeki 1.parmaklar ile başlamaktadır. Orta do notası, fa ve sol anahtarları arasında bir köprü oluşturmaktadır. Birinci parmakların ardından da aşamalı ve simetrik olarak diğer parmaklar kullanılmaktadır.

23 yıldır piyano dersleri vermekte olan bir piyano eğitimcisi olarak Burkard ile başlangıç yapan öğrencilerimin çok daha sağlam bir altyapıya sahip olduğunu gözlemledim. Bu metodun hayran olduğum başka bir yönü de özellikle müzik kuramlarını hiç hissettirmeden öğrencilere kazandırıyor olmasıdır. Başka bir ifadeyle hiç nota bilmeyen bir öğrenci bu kitap sayesinde çok kısa bir sürede bütün notaları, sol ve fa anahtarı ile birlikte öğrenebilmektedir.

Bu metodun Türkiye’de Müzik Eğitimi Yayınları tarafından yeniden basımının gündeme gelmesiyle birlikte, yıllardır “keşke şurası şöyle olsaydı” dediğim noktaların hepsini hayata geçirme olanağı buldum. Bu çerçevede 21 numaralı etütten itibaren bağlar ve ayraçlar birlikte kullanılıp hemen sonrasında da standart gösterim olan ifade bağına geçilmiş ve eksik ölçü kavramının müzikteki standart kullanımı ve dolap kavramı baştan itibaren verilmeye çalışılmıştır. Ayrıca kitaba parmak numaralarındaki küçük değişiklikler ve Türkçe anlatımlı konu dipnotları eklenmiş, Almanca eser isimleri Türkçeleştirilmiştir.

Orijinal edisyonun bir sorunu da kitabın yatay ve dar olarak basılmış olmasıydı. Bu düzen nota okunmasında her zaman karşıma bir problem olarak çıkmaktaydı. Bu nedenle kitabı yeniden tasarlarken dikey basmaya ve bu sayede de daha geniş bir görünüşe sahip olan sayfa düzeniyle nota kalabalığını ortadan kaldırmaya çalıştık. Piyano eğitimi veren bütün öğretmenlerimiz tarafından beğenilerek kullanılması dileğiyle.

- Yrd. Doç. Dr. Yavuz DURAK - AİBÜ. Müzik Eğitimi Anabilim Dal


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 56
En / Boy : 23 / 30,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2016
₺24,30

Rus profesyonel müzik ekolü dünyada saygın bir yer almaktadır. Rusya’nın geniş coğrafyası sayesinde birçok farklı ırkın halk müziğinin ve şehir folklorunun bestelerde etkileri bulunmaktadır. Rus halk müziğine özgü şarkıcılık ve duygusal derinlik piyano repertuvarına açıkça yansımıştır.

Bu albümde 18. ve 20. yüzyıllar arasında yaşayan Rus bestecilerinin (Glinka, Dargomyzhsky, Varlamov, Gurilev, Mussorgsky, Rubinstein, Tchaikovsky, Pahulsky, Rachmaninov, Shostakovich, Stravinsky, Gretchaninov, Gedicke, Hrennikov, Kabalevsky, Knipper) en çok sevilen Rus halk ezgileri ile tanınmış Rus opera ve bale müziği uyarlamalarından oluşan toplam 42 piyano eseri yer almaktadır. Ayrıca beraber müzik yapmanın tadını erkenden tanıtmak adına 4 tane de dört el piyano yapıtına yer verilmiştir. Kolaydan zora doğru sıralanan eserler yeni başlayanlardan ileri seviyede piyano çalanlara kadar geniş bir kitleye hitap etmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 23 / 30
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺24,30

İslam kültüründe çocuğun hayatı doğumundan hemen sobra kulağına okunan ezan nağmeleri ile başlar.Annesi çocuğu ninni ile büyütür. Mahalle camiinde okunan ezan Ramazan'da mahallenin güzel sesli çocuklarının okuduğu ilahiler, şarkılı çocuk oyunları tekerlemeler ve benzeri her türlü doğal ortamdaki musiki çocuğu her yönden kuşatır. Çocuk okul hayatanın başında eğitim sürecinde ve camidede yine musikiyle iç içedir. Tanzimat Döneminde ilk çocuk dergisinin yayınlanması ve ilk çocuk şarkılarının bestelenmesi çocuk musikisi bakımından bir ayrışma ve geçiş devresi görünümündedir. Günümüzdeki çocuk musikisi araştırmalarının genel itibariyle Cumhuriyet sonrasını kaspadığı düşünülürse sözü edilen bu devir, sunacağı bilgi ve repertuvar bakımından saklı kalmış bir hazine olarak kabul edilebilir. Nitekim bu hazinenin kapısı aralandığında sızan ışık, bizi bu zorlu ama zevkli araştırma sürecine sevk etmeye yetmiştir. 

Cumhuriyet döneminde yapılan araştırmalar Osmanlı dönemindeki çocuk musikisini yok saymakta, çocuk şarkısının bir tür olarak Cumhuriyet döneminde ortaya çıktığını öne sürmektedir. Halbuki araştırmamız neticesinde çocuk şarkısı olarak adlandırılabilecek ilk örnek 1882 yılında, Çocuklara Kıraat adlı dergide yayınlanan Mekteb Şarkısı dır. Hacı Yusuf Efendizade Sadi tarafından Selanik’teki Şemsi Efendi Mektebi’ne gönderilen bu şiir, mektebin hocası Şemsi Efendi tarafından bestelenerek çocuklara okutulmuştur. Bu ilk çocuk şarkısının adı geçen mektebin öğrencilerinden Mustafa Kemal tarafından da okunmuş olması muhtemeldir.

Elinizdeki kitap, dört yıllık araştırma neticesinde tespit edilebilmiş dört yüze yakın eserle şaşırtıcı zenginlikteki Çocuk Musikisi repertuvarını okuyucuya sunmayı amaçlamaktadır. Kitapta ayrıca Çocuk Musikisi Eğitimi de kapsamlı şekilde ele alınmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺78,00

Kitap kendine özgü bir derleme. İçlerinde Atatürk’ün yer aldığı müzikle ilgili olaysal anılar, çok sayıda kaynaktan, gerçekçi bir anlayış ve nesnel bir yaklaşımla alınıp ustaca derlenmiş, kendinden bir yorum katmaksızın sergileniyor. Pek çoğu Atatürk’ün en yakınında bulunanların tanıklık ettiği bu olayların anlatımı ön, arka/geri ve yan planlarını da kapsıyor. Bu anlayış, kitaba önemli bir derinlik ve değer katıyor. Kitabın ilk öyküsü olan "Savaşı Durduran Ses: Kasımpaşalı Küçük Kara Ahmet"i okuyunca, kendimizi Çanakkale Savaşı’nın en çetin günlerinde buluyor ve Mehmetçiklerin akıl almaz buluşuna tanıklık ediyoruz. Sözleri milli, ancak bestesi milli olarak kabul edilmeyen İstiklal Marşı’nın bestesinin başka bir eserden çalındığı iddiaları ortaya atılıyor. "Gençlik Marşı" ile ilgili bölüm, bizi Samsun’dan Ankara’ya uzanan zorlu yolculuğa çıkarıyor ve cumhuriyetin olağanüstü kuruluş şartlarına bir kez daha tanıklık etmemizi sağlıyor. "Radyoda Türk Müziği Yasağı" konusu ise bu kitapta ilk kez açıklığa kavuşuyor. Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını kazanmasında bir müzik öğrencisinin rol aldığını yine bu kitaptan öğreniyoruz. Kitapta daha burada sayılamayacak kadar ilginç anılar ve olaylar yer alıyor. "Doğumunun 130. Yılında Atatürk ve Müzik" kitabı bizi ağırlıklı olarak Atatürk’ün müzikle ilgili yönlerine götürüyor. Bizi bir kez daha olayların yaşandığı dönemlere, koşullara ve ortamlara taşıyor. Yaşanmış olayların toplumsal, kültürel ve tarihsel gerçeklikleri, gerçek boyutları ve sonuçları üzerinde yeniden durup düşünmeye yöneltiyor. Bütün bu özellikleriyle kitap bir bütün olarak Atatürk odaklı müzik yaşamının ve müzik devriminin erken cumhuriyet dönemine anlamlı bir ışık tutuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 222
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2013
₺28,35

Bu kitap 2011 yılında yayınlanan "Gençler için Piyano Parçaları" isimli kitabın devamıdır. Kitapta, gençlerin piyano eğitimine katkı sağlayacağı düşünülen 9 özgün eser yer almaktadır ve bunlardan üçü dört el için bestelenmiştir. Eserlerin başlıkları Türkçe’dir ve yapıları ise yine bu başlıkları anlatmaktadır. Bestelerin tamamı, hem motifleri hem de cümle yapıları ile doğayı ve doğadaki öğeleri yansıtmakta ve duyguları bu yolla betimlemeye çalışmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 37
En / Boy : 23 / 30,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2012
₺20,25

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 295
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2015
₺40,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 10,5 / 14,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2015
₺20,25

Dünya üzerinde daha insanlar yokken ses zerreciği varmış. Her ses zerreciği bir bebek gibi doğar, sonra doğduğu yerin etrafında gezip dolaşır, çevresini dikkatlice süzer, yavaş yavaş olgunlaşır daha sonra da uzaya doğru yükselirmiş. Bazı sesler hemen kaybolup giderken bazı sesler ise binlerce yıl tekrarlana tekrarlana uzayın her köşesinde iz bırakırmış. Ve her ses zerreciği aynı gibi görünse de kar taneleri gibi birbirlerinden farklıymış...

Her acıda, her sevinçte, her kederde, her olayda sesler varmış...

Ve müzik adını vermiş insan, kalbinden geçirdiği tüm bu seslere. Müziğin oyuncuları demiş insan, taa yüreklerin derinliklerine işleyen bu sesleri çıkartan aletlere.

"Müzik Oyuncuları", çalgıları kendi dillerinde size tanıtıyor ve hayatınıza küçük yaşlardan itibaren bir çalgıcının girmesi, dostunuz ve arkdaşınız olması için onları karikatürlerle daha sevimli bir hale getiriyor. Keyifle dostlarımızı tanıyalım mı?

- Doç. Dr. Emel Funda Türkmen


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 109
En / Boy : 19,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2016
₺12,59

Mehmet Kaygısız, bu çalışmasında, müziğin tarihini, tarihten, felsefeden, kültürden, sanat ve estetikten önemli ölçüde yararlanarak, toplumcu kuram ışığında değerlendiriyor.

Kitapta yer alan bazı konu başlıkları şunlardır:

Kültür ve Özellikleri… Sanat ve Estetik… Eski Uygarlıklarda Müzik… Müziğin Tarihi Gelişimi… İlkel Toplumlarda Müzik… Köleci Toplumlarda Müzik… Ortaçağda Müzik… Müzik Türleri… Rönesans Müziği… Barok Müzik Dönemi… Klasik Müzik Dönemi… Romantik Müzik… Ulusal Müzik… Siyasi Müzik… Çağdaş Müzik Akımları…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺38,00

Mehmet Kaygısız bu kitabında, Türk toplumunda müziğin tarihsel gelişimini bütün yönleriyle ele alıyor. Kaygısız, Türklerde müziğin gelişimini araştırırken, bir yandan da Türk toplumunun ekonomik, sosyal, idari, askeri, ideolojik ve siyasi süreçlerini tahlil ediyor ve bu süreçler arasındaki bağları ortaya koyuyor.

Kitapta yer alan bazı konu başlıkları şunlardır:

Birinci Bölüm: Osmanlı Dönemi

Osmanlı Devlet Düzeni… Yenileşme Çabaları (Batılılaşma)… Osmanlı Kültürünün Kökleri ve Etkilendiği Kültürler… Osmanlı Sanatı… Osmanlı’da Müzik… Sanat Müziği… Halk Müziği…

İkinci Bölüm: Cumhuriyet Dönemi

Cumhuriyet’in İlanı… Hilafetin Kaldırılması… Laiklik… Cumhuriyet’in Ulusçuluğu… Cumhuriyet Döneminde Kültür Devrimi… Cumhuriyet Döneminde Müzik… Atatürk’ün Müzikle İlgili Görüşleri… Çağdaş Türk Müziği’nin Gelişme Süreci… Cumhuriyet Dönemi Besteciliği… Çağdaş Müziğin Eleştirisi… Cumhuriyet Döneminde Geleneksel Müzik… Popüler (Hafif) Müzik… Popüler Kültür ve Rock…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺26,25

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 14,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺23,20

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 137
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺18,00

Okuyucunun müzik ve matematik bilgisinin dışındaki mistik, mitsel, ezoterik ve geleneksel bilgi alanlarındaki arayışlarına sıradışı bir yaklaşımla cevaplar sunulmaktadır. Öyle ki; bu konulara dair var olan birikimini bu eserle buluşturan okuyucu bir anda kendisini notalar ve rakamlar evreninde görkemli bir yolculuğa çıkmış hissedecektir. İşte biz de hem bu değerli eseri okuyucuyla buluşturmak hem de bu buluşmayı mümkün olduğunca kolay(!) ve zevkli kılmaya çalıştık.

Sonuç olarak; müziğe, matematiğe veya bir konunun detayına çok fazla ayıracak zamanı ya da ilgisi olmayan okuyucu yalnızca siyah/bold olarak ayırt edilmiş satırları takip etmek suretiyle farklı bir zaman yolculuğu yapmış olacaktır. İnsanlık adına tüm insanları ilgilendiren, geleceğin bir kadim bilgi kaynağı olacağına muhakkak gözüyle baktığımız bu muhteşem eserin sayın okuyucularımıza kazandırılmasında aracılık etme şansını elde edebildiğimiz için CBN Yayıncılık olarak onur duyuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 9.2014
₺90,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 141
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2010
₺24,30

Elma Yayınevi’nden yepyeni bir eser; Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Çoksesliliğin Belgesel Tarihi… Osmanlı’dan bu yana çoksesliliğin belgesel tarihini bu kadar detaylı anlatan bir kitap daha yazılmadı. Fotoğraf ve belgelerle bu toprakların çoksesli müzikle tanışma hikâyesini; besteciler, şefler ve orkestra elemanları eşliğinde öğreniyoruz.

Giuseppe Donizetti’den, D’Aranda’ya, Zati Arca’ya, Zeki Üngör’e, öncesinde ve sonrasında çoksesli müzik tarihini yazan/yaşatan tüm sanatçılar bu kitapta bize bir klasik müzik hikâyesi anlatıyor.

İyi okumalar…

Değerli Müzikolog-Müzik Yazarı Ersin Antep’in yıllar süren bir çalışma sonunda ortaya çıkarmış olduğu bu kitap, evrensel sanat müziği dünyasında ülkemizin geçirmiş olduğu evreleri, en önemlisi de orkestranın kültürel misyonu ile birlikte başardıklarını, emeğini, yitirdiklerini, kısacası pek çok bilinmeyeni gün yüzüne çıkarıyor. Geçmiş çok daha berraklaşıyor, geleceğe ışık tutuyor. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın anlamını pekiştiriyor, kıymetini açıklıyor.

Rengim Gökmen

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi ve Sanat Yönetmeni

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺52,44
1 2 3 ... 8 >
Çerez Kullanımı