Leydi Jane, Katherine ve Mary Grey tehlikeli bir Londra döneminde doğdular. Kanlı Mary ve Bakire Kraliçe tarafından sürekli tehdit edilen kız kardeşler için âşık olmak imkânsız, kendilerini darağacında bulmak ise kaçınılmazdı.

Kraliyet kanından ve erkeklerin bu kan için neler yapabileceğinden korkarak büyüyen Mary Grey, kuzenleri Mary’nin ve I. Elizabeth’in hükmünde kendisinin ve kız kardeşlerinin başına gelebileceklerden de korkuyordur. Tahta geçmek gibi bir niyetleri olmasa da yalnızlığa mahkûm edilip evlenmekten mahrum bırakılırlar. Mary gölgede yaşamaya, fısıltıların sebebi olmaya alışkın olsa da kız kardeşlerinin istediği özgür yaşam onların sonunu getirecektir.

Dağılan ailelerin ve kırılan kalplerin acı yüklü hikâyesi olan Kraliçenin Rakipleri , Tudor tahtına giden yolda verilen savaşı anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺23,90

Umut, en çaresiz anlarda yeşermeyi bekleyen bir mucizedir.

Presley Christensen iki yıl sonra küçük oğluyla Whiskey Creek'e döndüğünde hayatını yeni baştan yazmaya kararlıdır. Geçmişiyle barışmak, çocukluk travmalarından kurtulmak ve bir zamanlar hayatının merkezine koyduğu Aaron Amos’u unutmak ona yepyeni bir yaşamın kapılarını aralayacaktır.

Amos kardeşlerin en belası olan Aaron da kayıp yıllarını telafi etmek için hayatında önemli adımlar atmanın peşindedir.

Uzun zaman önce yollarını ayıran bu iki âşık, yeniden karşılaştıklarında geçmişi bir kenara bırakmanın hiç de kolay olmadığını görecektir. Ancak Presley’nin sakladığı sır, yaşadığı hayal kırıklığı ve Aaron’a karşı duyduğu bağlılık onu kaçtığı geçmişine mi yoksa bir umutla sarıldığı yeni bir başlangıca mı götürecektir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺23,90

Mickey Bolitar Serisi “Sığınak”tan Sonra İkinci Kitabı “Saniyeler Kala” ile Devam Ediyor.

Mickey Bolitar ve arkadaşları önceki görevlerinin etkisinden henüz çıkamamışken yeni bir trajedi kapıyı çalar. Kendisini, arkadaşlarının hayatını tehlikeye atan bir cinayet vakasının ortasında bulan Mickey’nin pek seçeneği yoktur: Hem kendisini ve arkadaşlarını Lodz Kasabı’ndan korumalı hem de ne pahasına olursa olsun cinayeti çözmelidir.

Mickey Bolitar bu kez kendisini aşmalı, kime ya da neye karşı mücadele ettiğini bilemese de sevdiklerini korumak için her şeyi göze almalıdır.

“Usta yazardan gizem ve entrika dolu muhteşem bir roman. Söyleyebileceğim tek şey var: Vay canına!”

- Ridley Pearson

“Bir solukta okunacak kurguların ve beklenmedik sonların ustası.”

- Dan Brown


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺23,90

“Ölmeden önce ölmek” fikrini benimseyen, intiharlar kuşanan ve otuz senedir cezaevinde olan bir kadın…

Hasret Kurtuluş; uyuşturucu bağımlısı, kocasını öldürmekten hüküm giymiş ve hayattan çoktan vazgeçmiş bir kadındır. Yine bir intihar girişiminin ardından psikoloğun yolunu tutar. Bu sefer psikolog farklı biridir. Hapishanede bir hastaya ilk kez bakan Psikolog Efe Taşçı, Hasret'in hayat hikâyesini dinledikten sonra ona yardım etmeye karar verir. Bu yardımlar doğrultusunda hüzün ve umudun iç içe geçtiği bir hikâye başlar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2021
₺31,90

STEPHEN KING’İN UZUN YILLARDIR BASKISI OLMAYAN MUHTEŞEM ROMANI

Ralph Roberts, emeklilik günlerinde eşinin yasını tutarak uzun, uykusuz geceler geçireceğini bir kez olsun düşünmemişti. Ama şimdi sevgili Carolyn'ını kaybetmiş, günden geceye, her geçen dakika daha da erken uyanmaya başlamış ve sonunda uykusuzluğun kendisini tamamen esir aldığı o tedirgin edici anlara gömülmüştü… Uykusuz geçen gecelerde yaptığı yürüyüşler sırasında bir şeylerin ters gittiğini fark eden Ralph, halüsinasyon olmasından şüphe ettiği birtakım tuhaflıklar görmeye başlar; bazı insanların başlarından yükselen ipler, karanlık çökünce şehirde dolaşan iki küçük adam ve diğerleri…

Ancak Ralph’in tanık oldukları uykusuzluğun getirdiği halüsinasyonlardan çok daha fazlasıydı. Gerçekte Derry’de habis ruhlar kol geziyor, şehrin sıradan görüntüsünün altında dehşet verici güçler kuytularda saklanıyordu.

Artık Ralph’in en büyük sorunu uykusuzluk değildi; şehir boğazına kadar ölümün soğuk karanlığına gömülmüştü. Romanlarını Maine’de kurgulamayı seven Stephen King, Uykusuzluk’ta bir kez daha buraya dönüyor. Yazarın iliklere işleyen bir gerçekçilikle doğaüstü korku unsurlarını buluşturduğu bu şaheserini elinizden bırakamayacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 784
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2022
₺112,00

İÇİNDEKİLER:

• Ötanazi Okulu-1 (Ciltli)
• Ötanazi Okulu Çiçek Defteri
• 3 adet Ötanazi Okulu Alıntı Kartı
• Ötanazi Okulu Çiçek Takvimi
• Poster
• Ayraç


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺103,00

‘‘Gregor Samsa, kâbuslarla geçirdiği bir gecenin ardından sabah yatağında uyandığında, kendisini devasa, canavara benzer bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.’’

Dönüşüm, gerçekle kurgunun iç içe geçtiği bu cümleyle başlar. Gezgin satıcı Gregor, böceğe dönüşür, ailesinin borçlarını zamanla ödeyemez ve onlar için bir külfet hâline gelir. Artık toplumla bağdaşması mümkün olmaz, gün geçtikçe yabancılaşır. Hikâyede genç satıcının neden dönüştüğü açıklanmamakla birlikte Franz Kafka da bununla ilgili söylemde bulunmamıştır.

1925’te yayımlanan eser, yazarın 20. yüzyılda çığır açmış uzun hikâyesidir; günümüz okurunu da etkilemeye devam eder.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺15,00

“Sevgi; hayatı da ölümü de aşar.”

Geçmişiyle hesaplaşmak için yola çıkan bir kadın; Ada.

Geleceğinin her anını planlamış bir adam; Toprak.

Tesadüflerin bir araya getirdiği iki kalbin birbirine kavuşması herkesin hayatını altüst edecektir. Yalanlar, günahlar, sırlar arasında filizlenen bir aşk ne kadar serpilebilir? Ada’nın acı dolu geçmişi geleceğini kurmasının önünde engel olarak dururken, Toprak ilk kez yarınlar için endişelenmeden bırakıyor kendini aşkın kollarına.

Her şeyin karşısına dikilip aşkına sahip çıkan Toprak, ölüme de meydan okuyor. Sadakatin, dostluğun, aile ilişkilerinin, hüzünlü çocukluk anılarının sorgulandığı Aşka Özür Diletmem birbirini seven iki insanın önündeki engelleri aşma hikâyesi.

Kitap Adı: Aşka Özür Diletmem

Kitap Yazar Adı: Dilek Görmez

Yayın Direktörü: Mehmet Bozkurt

Editör: Ayla Duru Karadağ

Yayıma Hazırlayan: Saliha Ulusoy

Kapak Tasarım: Beyzanur Karabulut

Sayfa Tasarım: Beyzanur Karabulut

Sayfa Sayısı: 200

Ebat: 13,5x19,5

Tür: Roman

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr

₺26,00

“Bütün ilişkilerde bir gün yalnız kalındı. Hayır, ayrılığı kastetmiyorum. Belki yabancılaşma, belki tükeniş, belki kanıksama… Bir gün geldi, her evde boş gözlerle uzaklara dalındı. Ya aşktan kalan yetmedi ya aşksızlık hali fazla geldi. Mesafeler açıldı günün birinde her evde. Düpedüz çoklu bir yalnızlığı anlatıyorum. Kimsenin kimseye derman olamadığı, varlığın ancak kendine yettiği bir yalnızlıktan bahsediyorum. Bu da sevgiye dahildi belki ya da biz sevmeyi hep yanlış anlamıştık. Bilmiyorum.”

Gökhan Dağıstanlı’dan aşka dair, yalın ama sözün duygu yüküyle dopdolu mektuplar, hikâyeler.

“Bu mektuplar; hayatın içindeki olumsuzlukları gördükçe zaman zaman küçümsese de aşktan vazgeçemeyenlere; onlarca kez acı çekse de suçu aşkta aramayanlara; mutluluğu, kaybetme korkusuna kurban etmeyenlere; yaşamın gizinin ancak aşktan ibaret olabileceğine inananlara adanmıştır.”

Kitap Adı: Kokunun İzi

Kitap Yazar Adı: Gökhan Dağıstanlı

Yayın Direktörü: Mehmet Bozkurt

Editör:Gökçe Şenoğlu

Kapak Tasarım: Emir Tali

Sayfa Tasarım: Şenol Alanbay

Sayfa Sayısı: 108 Ebat. 13,5x19,5

Tür: Roman

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr

₺26,00

Toplumsal normlara ince bir başkaldırı…

Bir sabah uyandığınızda hafızanızı kaybetmiş olsaydınız ne yapardınız? Nasıl bulurdunuz benliğinizi? İnsan, başkalarından dinleyerek ne kadar tanıyabilir kendini? Herkes her şeyi anlatır mı yoksa işine geldiği kadarını mı söyler? Kendini, ailesini, yaşadığı ülkeyi unutan biri için her şeyin eskisi gibi olması mümkün müdür?

Zihninde gezinen bir kurt gibi onu yiyip bitiren soruların ortasında kendini arıyordu Altan. Hiçbir şey hatırlamıyordu ve herkes farklı bir şey söylerken daha beter kaybolduğunu hissediyordu. Kime inanacağını ve doğrunun ne olduğunu sorgularken, ona gerçeği kim anlatacaktı?

Arda Erel, Annemin Bilmediği Her Şey ile bir adamın kendini bulmaya çalışmasının izinde kolektif ve bireysel hafızayı, toplumsal sorunları, aile olmayı, sosyal statüleri, baskıları, ötekileştirilmeyi, yok sayılmayı, yalnızlaştırılmayı, kendine yabancılaşmayı derinlemesine sorguluyor. Şimdi ezberlerinizi unutun; bu kitap, tüm bildiklerinizi yeni baştan yazmaya geliyor…

 

“Arda Erel, Annemin Bilmediği Her Şey ile bu kez ‘çekirdek aile’ kavramını cesur bir edebi dille kabuğundan ayırıp okurun önüne sermiş. Dokunulmayana dokunmuş ve görmezden gelinene çevirmiş bakışlarını. Roman, aileye ve topluma bakış açısıyla çoksesli bir koro, sarsıcı üslubu ve çıplaklığıyla hüzünlü ama unutulmayacak bir senfoni niteliğinde.”

Jale Demirdöğen

“Kimlik ve toplumsal hafıza hakkında güçlü ve isyankâr bir roman. Edebiyat dünyamızda bir zafer işareti...”

Emre Kalcı

Kitap Adı: Annemin Bilmediği Her Şey Kitap

Yazar Adı: Arda Erel

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Yayıma Hazırlayan: Gizem Demir

Editör: Emre Kalcı

Kapak Resmi: Gilas Coşkun

Kapak Tasarım: Gilas Coşkun

Sayfa Tasarım. Aslı Varol

Sayfa Sayısı: 252

Ebat: 13,5x19,5

Tür: Roman

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.

₺52,00

Çağdaş dünya edebiyatının önemli eserleri arasında yer alan Saatler romanının yazarı Michael Cunnigham’dan sanat, aşk, evlilik ve ölümlülük üzerine bir roman Gece İnerken.

Genç yaşta ölen göz kamaştırıcı bir ağabeyin gölgesinde büyümüş, 40’lı yaşlarının ortalarında, New York Soho’da kendi halinde bir sanat galerisi sahibidir Peter Harris. Temsil ettiği sanatçılar iyi olsa da birer deha değillerdir. Bir dergide editörlük yapan Rebecca Harris ile sorunsuz görünen bir evlilikleri vardır. Öyle veya böyle her şey yolunda ilerlerken, bir gün karısının beceriksiz, uyuşturucu bağımlısı, sevimli, küçük kardeşi Mizzy çıkagelir. Gizliden gizliye esaslı bir maceraya, onu “mantıklılar diyarından” çıkaracak ve “tehlikeli bir ilhama” yönlendirecek cesarete ihtiyaç duyan Peter’in ilacı Mizzy olacaktır. Birdenbire sanatçılarını, onların yapıtlarını, kendi kariyerini ve hayatını, özetle o güne kadar ilmek ilmek ördüğü tüm dünyasını sorgulamaya başlayacaktır...

Cunningham’dan yine bolca edebiyat referansıyla ilerleyen, o kusursuz sandığımız hayatlarımızı sorgulamaya iten bir roman Gece İnerken. Mutlu sonların olmadığı ama bağışlamanın gücünü ortaya koyan bir roman…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺52,50

Geçmişte olanlardan hiçbirimizin sorumlu tutulamayacağını yavaş yavaş anlıyorum. Bedelini ödemek biz çocuklarına düşse de yargılanması gereken bu kentin kendisidir. Peki, nedir bizim dediğimiz bu kent? Neler gizlidir İskenderiye sözcüğünde?
Akdeniz’in güneyinde sırlarla dolu bir liman kenti: İskenderiye. Palmiyelerle sıralı bulvarlar, gıcırdayan tramvaylar, rengârenk tezgâhlarıyla pazarlar, gizli buluşmaların yapıldığı kahvehaneler, asırlar önce yanmış olsa da tüm kente gölgesini yaymaya devam eden destansı bir kütüphane. Ve şehrin havasını soluyan, arzuyu, kıskançlığı, ihaneti ve şiddeti tecrübe eden kayıp bir nesil.
Justine, Durrell’ın “çağdaş sevgi”yi irdelemek üzere kaleme aldığı, 20. yüzyılın en görkemli başyapıtlarından biri olan İskenderiye Dörtlüsü'nün ilk cildi. 
“Justine’i 1967’de okuduğumdan beri aynı kişi değilim… Durrell’ın İskenderiye’si sıra dışı bir güzellik ve duygusallıkla dolu… En olağanüstü İngiliz romanlarından biri.”
André Aciman


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺47,00

“Adı Sammy Went. Bu fotoğraf ikinci yaş gününde çekildi. Üç gün sonra küçük kız kayıplara karıştı.”

Kimberly Leamy, Melbourne’de fotoğrafçılık dersleri veriyor. Bir gün teneffüs sırasında yanına daha önce hiç görmediği bir adam yaklaşıyor. 26 yıl önce kayıplara karışan bir kızdan söz ediyor. Sammy’den.

Kimberly başta anlamıyor, anlayınca öfkeleniyor, zerre inanmıyor.
Ancak iddia o kadar korkunç ki yokmuş gibi davranamaz, havada asılı bırakamaz.
Kimberly şimdi yola çıkmak, Amerika’ya gitmek zorunda.
Karşısında fanatik bir topluluk, yakınlaşmak zorunda olduğu tekinsiz bir aile ve temeli sırlarla atılmış bir kasaba var.

Uluslararası çoksatan Sandığın Kişi Değilsin, travmaya, kökene ve hafızaya dair unutulmaz bir roman.

Avustralya’nın gelmiş geçmiş en çok satan ilk romanları arasında. Victorian Premier’s Edebiyat Ödülü'nü kazandı. Australian Book Industry Awards Yılın Romanı, Indie Book Awards Yılın Çıkış Romanı finalisti oldu. Çeviri hakları 17 dile satıldı.

"Olağanüstü bir ilk roman. Gerilim hayranları her işaretin tadını çıkarmaya, her ipucunu yakalamaya hazır olsun. White kesinlikle takip edilmesi gereken bir yazar." Publisher’s Weekly

"Sandığın Kişi Değilsin kusursuz suç romanlarının tüm özelliklerine sahip. Heyecan dozu yüksek, duygusal, sürprizlerle dolu. Hikâye derinleştikçe ürkütücülüğü artıyor, gerilim tırmanıyor, bulmacanın nasıl çözüleceğini görmek için gece yarısına kadar okutuyor. Olasılıklar birer gölge gibi olay örgüsünün köşelerinde pusuda bekliyor. Christian White, seni alkışlıyoruz.”
Better Reading

“Heyecanlı, duygusal, şaşırtıcı bir gerilim; okuduktan sonra günler boyunca omzunuzun üzerinden arkanızı yoklamanıza neden olacak bir roman.” A.J. Finn

"Sandığın Kişi Değilsin, geçmiş ile şimdiki zaman arasında ustalıkla gidip gelerek yapbozun parça parça tamamlandığı dolambaçlı bir labirent gibi… Heyecan verici bir yolculuk, muhteşem bir ilk roman." Books + Publishing


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺56,00

“Bir ev, seni popülerlik merdiveninde bir üst basamağa taşıyacak bir yarışma ve birbirinden zorlu görevler!”

Fame Evi, sosyal medya fenomenlerinin büyük ödülü kazanmak için katıldığı bir yarışma programıdır. Frame adlı sosyal medya platformunda popüler olan yarışmacılara her hafta bir görev verilir ve kameralar kayda geçer. Her yarışmacı her an izleniyor olabilir! Katılımcıların kulaklarına nasıl davranmaları gerektiğini fısıldayan yapımcıların asıl istediği ise en çok etkileşimin toplanmasıdır.

Hayallerine bu yarışmaya katılarak ulaşacağını düşünen Eva Durusoy, eve girdiği andan itibaren hiçbir şeyin düşlediği gibi olmayacağını anlar. Fame Evi, sandığından çok daha akıl almaz bir yerdir. Kamera önünde ve arkasında başka kimliklere bürünen yarışmacılar, kazanmak için her şeyi yapmaya hazırdır. Üstelik yıllardır hayranlıkla takip ettiği fenomen de bu yarışmacılardan biridir.

Peki ya Eva, girdiği bu popülerlik yarışını kazanmak için savaşırken hem kendini hem de aşkını koruyabilecek midir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2021
₺38,50

“Her şeye rağmen ıslak gözleri insana ıstırap verecek kadar umutla doluydu. Hâlâ hayattaydı, bedeni hâlâ sıcaktı, inancı hâlâ şu kötülüklerle dolu dünyada çiçekler açtıracak güçteydi. Kırmızı onun için kan, ölüm, savaş demek değildi hiçbir zaman. Kırmızı onun için sevdiği kızın güzel saçlarına taktığı güller demekti, aşk demekti.”

KENDI GÜCÜNÜN FARKINA VARAN BİR ADAMIN YENİDEN DOĞUŞ MANİFESTOSU!

Sabrin İsmetli ilk romanı Yeniden Doğuş’ta, uçuruma delicesine bir tutkuyla koşanların hikâyesini anlatıyor. Varoluşçuluk felsefesinin derinliklerine doğru çıktığımız bu şaşırtıcı yolculukta seçimlerimizin ihtişamıyla, özgürlüğümüzün sınırsızlığıyla karşı karşıya geliyoruz. Toplumsal baskının, yapay değerlerin, korkuların, çelişkilerin yok ettiği bireylerin içsel çığlıklarına en yakından tanıklık ediyoruz.

Bir tarafta aşka, adalete, özgürlüğe inananlar diğer tarafta yakanlar, yıkanlar, yok edenler... Beklenmedik bir ihanet, zalimliğin ortasında inadına yeşeren umut, tutku dolu bir aşk...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺61,50

Mackenzie Cabot doğduğu günden bu yana hayatını başkaları için yaşamıştır. Fakat uymak zorunda kaldığı kurallar canına tak eder. Üniversite diploması almaya öncelik veren genç kızın yolu, bir sahil kasabası olan Avalon Körfezi’ne düşer.

Mackenzie vahşi içgüdülerini bastırmak için elinden geleni yapsa da kasabanın kötü çocuğu Cooper Hartley’le tanışınca zorlu bir sınavdan geçer. Oldukça sert ve dobra biri olan Cooper, genç kız için büyük bir tehdittir. Çünkü aralarındaki ilişki, kısa süre içinde Mackenzie’nin hayatındaki en gerçek şeye dönüşür.

Cooper kasabayı ele geçiren zenginlerden nefret etse de Mackenzie’yi tanıdıkça ona âşık olmaya başlar. Ancak genç kız, Cooper’ın ondan sakladığı çok önemli bir sırrı keşfeder.

Peki bu sır, Mackenzie’yi hayatı boyunca evinde gibi hissettiği tek yerden vazgeçmek zorunda mı bırakacaktır?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 392
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺63,00

“Keşke dişli bir kadın olsaydı. Dengesiz, buhranlı davranabilseydi, bir deliyi bile kaçıracak kadar manyaklaşsaydı. Sakin, uyumlu bir kadındı, kimseyi incitmemişti, başkalarının önceliklerini gözetmişti. Belki kendini incitmek de kötülüktü. Sırf bu sebeple kötü kadındı belki. Bunca susması, durması, basiretsizliğindendi, belki onda gelişmemiş bir ahlak açığı veya toplumsal rolünde olgunlaşmamış bir köşe vardı.”

Annenin ölümü, beş kardeşi pek yakında yıkılacak aile evinde bir araya getirir. Abla Yaprak’ın huzursuz kumandasında geçirilen bir hafta sonunda, yaşarken kendini ele vermeyen annenin ufak tefek sırları ortaya çıkar. Yaprak, annesiyle ne çocukken ne de o ölüme giderken kurabildiği yakınlığı anlamlandırmak peşindedir. Anneyi ve yıllar önce bir deniz kazasında ölen kaptan baba ile annenin arasındaki tuhaf ilişkiyi çözebilmek için çocukluk anılarının parçalarını birleştirmeye çalışır…

Sana Kim Sarılacak ağaç gibi ayakta durmaya çalışan bir kadının, yakınlaşma fırsatını kaçırmış bir anne kızın çarpıcı hikâyesi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺56,50

BEŞ YIL SONRA KENDİNİZİ NEREDE GÖRÜYORSUNUZ?

Manhattan’da hırslı bir avukat olan Dannie Kohan, bu sorunun cevabını çok iyi biliyordu. Titizlikle hazırladığı planı, kariyerinin en önemli iş görüşmesinin güzel geçmesiyle ve erkek arkadaşının evlilik teklifini tereddütsüz kabul etmesiyle birlikte meyvelerini vermeye başlamıştı.

Nişanlısıyla kutlamalara devam edeceklerini düşünerek uyandığında kendini başka bir evde, parmağında başka bir yüzükle ve yanında bambaşka bir adamla buldu. Arka planda çalışan televizyona göre hâlâ aynı geceydi. 15 Aralık. Ama 2025. Yani beş yıl sonrası...

Gerçekliğini sorguladığı bir saatin ardından Dannie gece yarısı tekrar uyandığında yine 2020 yılına dönmüştü. Yaşadığı şeyin bir rüyadan çok daha fazlası olduğunun farkındaydı ama başka ne düşüneceğini de bilemiyordu. Bu tür saçmalıklar ancak çocukluğundan beri en yakın arkadaşı olan yabani, içgüdüsel, kadere inanan Bella’dan geldiğinde kabul edilebilirdi. O nedenle, bu tuhaf deneyimi görmezden gelip zihninin gerilerine itti.

Ta ki dört buçuk yıl sonra bir köşeyi dönüp de o geceki adamla karşılaşana kadar…

“Beş Yıl Sonra’yı şimdi bitirdim ve ah, kalbim! Üslubu öyle çarpıcı, teması öyle orijinal ki…” —Beth O’Leary

“Beş Yıl Sonra, etkileyici olduğu kadar zekice ele alınmış bir kurgu, hem bir oturuşta okuyup hem de unutamayacağınız nadir romanlardan.” —Chloe Benjamin

“Rebecca Serle, son derece klişe bir romantik komedi kurgusunu almış ve onu çok daha derin bir şeye dönüştürmüş. Arkadaşlığa, kayba ve sevgiye dair insanı kalbinden yakalayan bir keşfe…” —Booklist

“Bu hikâyeye âşık oldum. Beş yıl sonra hâlâ bu güzel romanı düşünmeye devam edeceğime eminim.” —Jamie Ford

“Beş Yıl Sonra’ya hayran oldum. Acayip dokunaklı ve hassas. Resmen kalbimi kırdı. Bu kadar sıradışı bir fikir nasıl da güzel uygulanmış. O ters köşenin gelişini hiç fark etmedim! Büyük aşk hikâyelerinin hastasıyım ve bu da kesinlikle şahane. Rafımda hep yeri olacak!” —Josie Silver

“Beş Yıl Sonra bir aşk hikâyesinden çok daha fazlası; belki beş altı aşk hikâyesi eder, ki hiçbiri de beklediğiniz hikâye olmaz. Yürek ısıtan, insanın kalbini sızlatan ve elinizden bırakması çok güç bir roman. Romantizm, arkadaşlık, güzel çöreklerin sihri ve hep istediğiniz şeyleri elde ettikten sonra neler olduğu üzerine bir hikâye.” —Laurie Frankel

“Kırık bir kalbin bir parça şifalı sihir buluşuna dair yürek ısıtan bir anlatı.” —Kirkus

“Serle’ün tuhaf hikâyesi tam kitap kulüplerine göre.” —Publishers Weekly

“Böyle zekice, düşünceli bir üslup, insanı zorlayan, incelikli bir kurguyla bir araya geldiğinde mutluluktan kendimden geçiyorum. En son ne zaman bir romanı iki oturuşta bitirmiştim hatırlamıyorum ama Beş Yıl Sonra’ya başlar başlamaz hikâyeye kapıldım.” —Elinor Lipman

“Rebecca Serle o müthiş hikâye anlatıcılığı ve bir romantik komedinin tüm unsurlarıyla, türün diğer örneklerinin genellikle pek cesaret edemediği derinlikte bir hikâye dokumuş. Beş Yıl Sonra sadece okuyup geçeceğiniz bir kitap değil, sizi değiştirecek bir kitap.” —Jenny Mollen


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺44,00

Mavrato köyünün hayalperest çocuğu Süleyman’ın en çok istediği şey küçüklüğünden beri sevdiği Melek’le evlenmektir. Geç olur, güç olur ve sonunda muradına erer. Süleyman gündüz tarlasında çalışacak, geceleri Melek’i sevecek ve kocaman bir aile kuracaktır.

Hiç hesapta yokken askerlik kapıyı çalar. Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte köylünün alıştığı, bildiği düzen değişmektedir. “Üç yıl geçer” deyip askere gider ve Balkan Harbi’nin tam göbeğine düşer. Neye uğradığını şaşıran Süleyman, mucize kabilinden hayatta kalır ama sırada Cihan Harbi vardır.

Kahramanımız milyonlarca Osmanlı askeri gibi cepheden cepheye gezer. Önce Çanakkale, ardından Kafkas ve en son Filistin cepheleri… Düşman süngüsü, kurşunu, bombası ve açlıkla, hastalıklarla cebelleşen Süleyman için gerçek, elindeki mavzerden bellidir. Rüyalar ise başka söyler: Kâh göklerin yücesindeki kartal olur, kâh yerin dibindeki yılan!

Kartal Kanadını Açtığında yoğun araştırmaya dayalı, destansı bir roman… Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemini ve savaşın gerçek yüzünü bir Anadolu köylüsünün gözünden anlatan güçlü ve etkileyici bir roman.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 640
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺81,00

“Mükemmel Meksikalı kızlar üniversiteye gitmezler!”

“Liseden mezun olduktan sonra evlerinden ayrılmazlar!”

“Ailelerini asla terk etmezler!”

Olga mükemmeldi…

Ama kardeşi Julia onların “mükemmel”
Meksikalı kızı değildi.

Trajik bir kazada ablası Olga’yı kaybeden Julia, yıkılmış ailesinin ve kendi üzüntüsünün enkazını tek başına üstlenmek zorunda kalır. Annesi, örnek bir evlat olarak gördüğü büyük kızını, Julia’da yaşatmak ister. Fakat Julia, Olga'nın herkesin düşündüğü kadar mükemmel olmadığını keşfetmiştir. En yakın arkadaşı Lorena'nın ve erkek arkadaşı Connor'ın yardımıyla bambaşka bir Olga’yla tanışır. Bu arada kendi ideallerine uzanan zorlu bir yola çıkar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺51,00

“Artık sınırın ötesine geri dönme umudu çok az olan yerleşik bir vatandaş olmuştum; artık delilerin dünyasındaydım ve kendini aklı başında diye adlandıran insanlardan beni ayıran, kilitli kapılar ve demir parmaklıklı pencerelerden daha fazlasıydı.”

Istina Mavet, ıssız hastane koğuşlarından Çayır Evi’ne, kendilerine umutsuz vaka gözüyle bakılan ve onlara uygulanacak tek tedavi yönteminin lobotomi olduğuna inanılan hastaların kaldığı Çayır Evi’ne doğru sürükleniyor. Ama bu zorlu yolculuğu sırasında Istina, hastane çalışanlarının uzun süredir hiçe saydıkları hasta arkadaşlarını, özgün bir mizah anlayışı ve şefkatle gözlemlerken kendi eşsiz ve sorgulayıcı zekâsını da gözler önüne seriyor.

“Böylesine büyük engellerin üstesinden gelebilmek ve onları yapıtında yeni ve güzel bir biçimde kullanabilmek. Ne sıradışı bir kadın...”

- Doris Lessing

“Bu roman hem güzel hem de acı verici, üstelik insanoğlunun kanı ve gözyaşı kadar da gerçek... Kitabın en karanlık sayfaları bile derin bir sezgiyle ışıldıyor ve insan hayatının değerli olduğunu göstermekle kalmıyor, her bir hayatın eşsizliğini de kanıtlıyor.”

- Hilary Mantel

“Şiirsel, dokunaklı ve son derece eğlendirici...”

- John Mortimer, Observer


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺33,50

Başarılı avukat Brent Mason, yıllar önce geçirdiği kazada bir bacağını kaybetmiştir. Ancak bu talihsizliğin, tatmin edici bir yaşam sürme yeteneğini etkilemesine asla izin vermez.

Yüksek hedefler belirler ve onlara ulaşmak için çabalar.

Brent bir davada çocukluk arkadaşı Kennedy’le karşılaşır ve yan evde büyüyen tatlı kızın çok değiştiğini fark eder. Karşısında kendinden emin, çarpıcı ve tek isteği onu topuklu ayakkabılarının altında ezmek olan bir kadın bulur.

Savcı ve avukat olarak karşı karşıya gelen Brent ile Kennedy için işler bekledikleri gibi gitmez. Her tartışma ve itiraz, birbirlerini daha çok istemelerine neden olur. İlk aşklar, ikinci bir şansı hak eder mi? Peki, kalbin son kararı ne olacaktır?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺47,00

Özgürlüğün Elli Tonu’nun şehvetini, romantizmini ve dramını Christian Grey’in derin düşünceleri, duyguları ve hayalleriyle yeniden yaşayın. E L James, dünya çapında milyonlarca okuru büyüleyen aşk hikâyesine, Elli Ton’un dünyasını yeniden ziyaret ederek daha derin ve daha karanlık bir bakış açısı getiriyor.

Christian Grey’in Anastasia Steele ile evleneceği on yılın düğününe davetlisiniz. Ama Christian gerçekten koca olmak için doğru kişi mi? Babasının bu konuda şüpheleri varken erkek kardeşi bekârlığa veda partisi düzenlemek istiyor ve nişanlısı Ana ise itaat yemini etmek istemiyor… Ve evlilik birçok zorluğu da beraberinde getiriyor. Aşkları her zamankinden daha güçlü ve daha derin, ancak Ana’nın meydan okuyan ruhu, Christian’ın en karanlık korkularını uyandırmaya ve kontrol ihtiyacını test etmeye devam ediyor. Geçmişte yaşanmış rekabetler ve kırgınlıklar ikisini de tehlikeye atarken, yanlış bir karar onları ayrılma noktasına getiriyor. Christian, çocukluğuna ait kâbusların ve gençlik acılarının üstesinden gelerek kendini kurtarabilecek mi? Ve kökleri hakkındaki gerçeği keşfettikten sonra affetmeyi öğrenip Ana’nın koşulsuz sevgisini kucaklayabilecek mi? Christian nihayet özgür kalabilecek mi?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 808
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺122,00

“Bir insanı nereye kadar tanıyabiliriz?”

İbrahim Yıldırım’ın “Eylülden Sonra” üçlemesinin ilk kitabı Kuşevi’nin Efendisi bu soruyla başlıyor. Sonra bambaşka sorular ve cevaplarla seyrediyor yolculuk. Yazdıkları ve yaşamı bir muammaya evrilen Asaf Cemil, Asaf Cemil’in hayatının ve metninin peşinde bir yazar Yusuf Bünyamin ve onun bu macerasında konuya dahil olan Bedrettin Melek, Belkıs hatta İbrahim Yıldırım’ın da yer aldığı çok sesli bir roman Kuşevi’nin Efendisi. Her yazarın, her metnin, her kısmın kendi sesiyle varolduğu bir oda müziği… Görülen düşler, kaleme alınan düş tutanakları ve bir yolculuğun gizemli durakları.

İbrahim Yıldırım’ın klasikleşmiş eserlerinden Kuşevi’nin Efendisi’nde bizzat söylediği gibi: “İyi ki yaşadın, iyi ki öldün Asaf Cemil!”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺45,00

Tüm Karanlık Sırları Ancak İhanet Günceleri Gizler.

Fakat Ne Günceler Bunca İhaneti Yazmaya Yeter Ne De Her Zaman Göründüğü Gibidir Gerçekler.

Başlangıçta ikiye ayrılmış bir krallıktı Ardel. Batı, Doğu’yu ilhak ettiğinde Doğu’nun her yanı yağmalandı, halk köleleştirilip uzun yıllar işkence ve aşağılanmaya maruz bırakıldı. Doğu halkının tek umudu Doğu Direnişi’nin önderi Prenses Audra’nın geri dönmesi ve hakkı olan tahtı geri almasıydı.

LilahTiernan, Batı Ardel’in hayatını mahvettiği onlarca insandan yalnızca biriydi ve bir cinayet suçundan ölüm cezası aldığında hayatı tamamen değişti.

Batı onu kendi halkına ihanet etmeye zorladığında Lilah, kanlı bir taht oyununun merkezindeki isim haline geldi.

Lilah iki ülkenin kaderini ellerinde tutarken kendi halkına ve Doğu Direnişi Komutanı Noah Harrison’a duyduğu sevgi ile yaşama arzusu arasında kaldığında taraf seçmek her geçen gün daha zor bir hale gelecekti.

“İnsan her şeye alışıyor. Bir tek tutsak olmaya alışamıyor. Bir tek özgürlük arzusundan vazgeçilmiyor.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺68,50

“Kalp izlerle dolu bir haritadır, şehrinin bileti ona ait olandır.’’

Güneşin ısıttığı ruhlar artık tüm mevsimin tadını almıştve bundan sonra hangi gökyüzünün altında olurlarsa olsunlar baktıkları pencere bir oldukça hissetmek her zamankinden daha güzel olacaktı.

Mislina ve Akif Selim’in birbiri için atan kalpleri var oldukları bu dünyada en güzel sevgiyi anlatmaya devam ediyordu.

Kar yağdı, güneş açtı, bahar geldi ve yaprak döktü bu gökyüzü, sanki hiç bitmeyecek bir masalın içinde yaşamışlar gibi. Oysa masallar da bir gün son bulurdu ama onlar kendi masallarına bir son yazmadılar çünkü sevmek de yaşamak gibiydi, sonu yoktu.

‘’Karanlık bir sokakta, ufacık bir ışığın altında görmüş gibiydim ilk onu; bu, kocaman dünyada sevdiğim ve ait olduğum şehri bulup orada sonsuza kadar yaşamak gibiydi.’’


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺57,75

İçindekiler:

Mürekkebe Boyanan Sardunya -1 (Ciltli)
Mürekkebe Boyanan Sardunya -2 (Ciltli)
Mürekkebe Boyanan Sardunya -3 (Ciltli)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 1488
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺205,60

“Kalp izlerle dolu bir haritadır, şehrinin bileti ona ait olandır.’’

Güneşin ısıttığı ruhlar artık tüm mevsimin tadını almıştı ve bundan sonra hangi gökyüzünün altında olurlarsa olsunlar baktıkları pencere bir oldukça hissetmek her zamankinden daha güzel olacaktı.

Mislina ve Akif Selim’in birbiri için atan kalpleri var oldukları bu dünyada en güzel sevgiyi anlatmaya devam ediyordu.

Kar yağdı, güneş açtı, bahar geldi ve yaprak döktü bu gökyüzü, sanki hiç bitmeyecek bir masalın içinde yaşamışlar gibi. Oysa masallar da bir gün son bulurdu ama onlar kendi masallarına bir son yazmadılar çünkü sevmek de yaşamak gibiydi, sonu yoktu.

‘’Karanlık bir sokakta, ufacık bir ışığın altında görmüş gibiydim ilk onu; bu, kocaman dünyada sevdiğim ve ait olduğum şehri bulup orada sonsuza kadar yaşamak gibiydi.’’


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺68,50

İçindekiler:

Mürekkebe Boyanan Sardunya -1 (Ciltsiz)
Mürekkebe Boyanan Sardunya -2 (Ciltsiz)
Mürekkebe Boyanan Sardunya -3 (Ciltsiz)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 1488
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺173,25

“İnsanın kalbi kimdeyse evi de oradadır.”

Bahar geldi ve çiçekler kalplerini sarıp sarmaladı. Önce bakışlar, sonra tebessümlerle adımlar atıldı. Sıcak bir kışı geride bırakan güzel ruhlar şimdi güneşin ışığında yanmaya hazırdı.

Mislina ve Akif Selim’in kalbi birbirinin dengiydi ve her kalp dengine koşardı. Mislina şairdi, Akif Selim ise şiir. Fakat ikisi de okudu, ikisi de yazdı çünkü birbiri için atan kalpler bir gün muhakkak bir kitabın aynı cümlesinde nefes alırdı.

Sevgileri her geçen gün derinleşirken karşılarına çıkan güçlüklere inat daha sıkı sarılıp bir söz verdiler.
Bu sevmeleri kıskandıracak güzellikte bir sevgiydi çünkü kalp kırmaktan korkan iki insan nefreti hiç bilmezdi.

Onlar gökyüzünün en güzel yerinde parlayan iki inci tanesiydi.

“Her insanın kalbi bir kafestir ve oraya bir kuş girer.
Kalp severse kuş yaşamayı bilir, küserse o kafesin içi boş kalır ama kalbinin içindeki öldü diye sevmekten vazgeçilmez.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 496
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2022
₺68,50

“İnsanın kalbi kimdeyse evi de oradadır.”

Bahar geldi ve çiçekler kalplerini sarıp sarmaladı. Önce bakışlar, sonra tebessümlerle adımlar atıldı. Sıcak bir kışı geride bırakan güzel ruhlar şimdi güneşin ışığında yanmaya hazırdı.

Mislina ve Akif Selim’in kalbi birbirinin dengiydi ve her kalp dengine koşardı. Mislina şairdi, Akif Selim ise şiir. Fakat ikisi de okudu, ikisi de yazdı çünkü birbiri için atan kalpler bir gün muhakkak bir kitabın aynı cümlesinde nefes alırdı.

Sevgileri her geçen gün derinleşirken karşılarına çıkan güçlüklere inat daha sıkı sarılıp bir söz verdiler.
Bu sevmeleri kıskandıracak güzellikte bir sevgiydi çünkü kalp kırmaktan korkan iki insan nefreti hiçbilmezdi.

Onlar gökyüzünün en güzel yerinde parlayan iki inci tanesiydi.

“Her insanın kalbi bir kafestir ve oraya bir kuş girer.
Kalp severse kuş yaşamayı bilir, küserse o kafesin içi boş kalır ama kalbinin içindeki öldü diye sevmekten vazgeçilmez.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 496
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2022
₺57,75

Aşk bazen bir kitabın cümlesinde, bir çiçeğin yaprağında, bir damla gözyaşında ya da ilk bakışta gizlidir.

Mislina için de öyleydi. Akif Selim’in mürekkep mavisigözlerine bir kez bakınca kendi kalbiyle tanıştı
ve o günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı.

Mislina Farah’ın aşkı o kitabın cümlesi,o çiçeğin yaprağı, saf bir gözyaşı ve ilk bakışın sonuncusuna uzandığı bir kalp atışıydı. Penceresinin önündekisardunyalar arkadaşı, Çakır yoldaşı, Kumru ise sırdaşıoldu. Tüm bu güzel şeyler Akif Selim’in kalbine giden
zarif ve tehlikesiz bir yoldu.

S”evginin en masum, en derin, en saf haliydi onların hikâyesi. Kırılan kalpler bile var oldukları bedenleri sevdiler çünkü gün sonunda iyileşeceklerini bildiler. Sevgi bazen acıtsa da ince ruhlar acıttıkları yerleri öper, iyi ederdi. Tıpkı bu iki ruhun sahibi gibi.

“Sevginin uğramadığı kalplere başkasının yüreği ağır gelir. Sevmek yürek ister, zaman ister, hakikat ister. Yalan bir ruhun varlığı elbet bir gün tökezler.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 528
En / Boy : 14,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺68,50

“Sevgi acıtır, öp yaralarımdan belki sana da bulaşır.”

Aşk bazen bir kitabın cümlesinde, bir çiçeğin yaprağında, bir damla gözyaşında ya da ilk bakışta gizlidir.

Mislina için de öyleydi. Akif Selim’in mürekkep mavisigözlerine bir kez bakınca kendi kalbiyle tanıştı
ve o günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı.

Mislina Farah’ın aşkı o kitabın cümlesi,o çiçeğin yaprağı, saf bir gözyaşı ve ilk bakışın sonuncusuna uzandığı bir kalp atışıydı. Penceresinin önündekisardunyalar arkadaşı, Çakır yoldaşı, Kumru ise sırdaşıoldu. Tüm bu güzel şeyler Akif Selim’in kalbine giden
zarif ve tehlikesiz bir yoldu.

S”evginin en masum, en derin, en saf haliydi onların hikâyesi. Kırılan kalpler bile var oldukları bedenleri sevdiler çünkü gün sonunda iyileşeceklerini bildiler. Sevgi bazen acıtsa da  ince ruhlar acıttıkları yerleri öper, iyi ederdi. Tıpkı bu iki ruhun sahibi gibi.

“Sevginin uğramadığı kalplere başkasının yüreği ağır gelir. Sevmek yürek ister, zaman ister, hakikat ister.  Yalan bir ruhun varlığı elbet bir gün tökezler.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 528
En / Boy : 3,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺57,75

Güniz Işık, isminin aksine karanlık bir hayata, sevgidenuzak bir aileye gözlerini açmıştır. Doğduğu günden bu yana hayatı mücadele etmekle geçen bu genç kızın en büyük savaşı değiştiremediği koşulları olmuştur.

On yedi yaşında, kaldığı çukurdan çıkıp babasının ailesine sığınan Güniz, bu ışıltılı hayatın içinde de karanlığa mahkûm olacağını hiç tahmin etmemiştir. Herkesin ona karşı siper aldığı bu lüks yaşantısını sürdürürken şımarıklığa kapılmadan kendi bildiği yoldan ilerlemeye çalışsa da önüne çıkan engelleri aşmak onun için kolay olmayacaktır.

Savaşmaktan bitap düştüğü bir gün, hiç beklemediği anda biri ona elini uzatacaktır: Bulut Atay.

Şimdiye kadar herkese kuşkuyla yaklaşan Güniz, Bulut onun tüm koşullarını değiştirmek için çabalamaya başladığında acaba ona güvenebilecek midir? Bulut Atay, onun için güneşi getiren beyaz bulutlar mı yoksa fırtınanın habercisi kara bulutlar mı olacaktır?

Halef serisinin yazarı Leman Veli’den okurun rotasını kalp ve akıl arasında mekik dokumaya zorlayacak bir seri daha!

“Bir gün beni sevebilme ihtimalin için yaptım her şeyi, Gün.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺68,50

Kötülerin Kraliçesi olmayı kabul eden Emilia, Cehennem Prensi Öfke ile birlikte Yedi Çember’e doğru yola çıkar. Orada kendisini lanetlilerin hüküm sürdüğü bir dünya beklemektedir.

Yedi Çember’e gelen Emilia şaşaalı saraylar, gizemli davetler, birbirine ihanet eden prensler ve kafa karıştırıcı ipuçlarıyla dolu bir dünyayla karşı karşıya kalır. Bir zamanlar müttefiki olan Öfke’ye yeniden güvenebilecek midir? Yoksa Öfke ondan doğasıyla ilgili tehlikeli sırlar mı saklıyordur?

Lanetlilerin Krallığı’nda ilk kural kimseye güvenmemektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺68,50

Kötülerin Kraliçesi olmayı kabul eden Emilia, Cehennem Prensi Öfke ile birlikte Yedi Çember’e doğru yola çıkar. Orada kendisini lanetlilerin hüküm sürdüğü bir dünya beklemektedir.

Yedi Çember’e gelen Emilia şaşaalı saraylar, gizemli davetler, birbirine ihanet eden prensler ve kafa karıştırıcı ipuçlarıyla dolu bir dünyayla karşı karşıya kalır. Bir zamanlar müttefiki olan Öfke’ye yeniden güvenebilecek midir? Yoksa Öfke ondan doğasıyla ilgili tehlikeli sırlar mı saklıyordur?

Lanetlilerin Krallığı’nda ilk kural kimseye güvenmemektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺57,75

“Biz mi bombaladık lan Emniyet’i darbe gecesi? Biz mi yıktık buraları? Bizi darbeden önce Köpek Eğitim Merkezi’ne sürmüşlerdi. Köpek mamalarının tadına bakıyorduk amirimle, köpekler ishal olmuştu, nedenini anlamaya çalışıyorduk. Bir baktık havada jetler uçuyor, Gölbaşı’na, dibimize bomba yağdırıyorlar.”

Ankara Emniyeti’nin Cinayet Bürosu’nun aykırı başkomiseri Behzat Ç., öfkesinden yorgun düşmüş, yine hayalet gibi dolanıyor ortalıkta. Tabii Hayalet’le ve Akbaba ve Harun’la beraber... Bazen de Cinayet’in kızı Seher’le, Cinayet’in kedisi Gaspi’yle beraber...

Sıvasız duvarlı gecekonduda, pavyonda, işkembecide, oto tamirhanesinde, dükkânda, şık bir ofiste, tekkede, Millet Bahçesi’nde, adliyede, hastanede, nezarethanede, mezarlıkta ve tabii sokaklarda, cinayetlerin ve nice cürümlerin izini sürüyor Behzat Ç.. Umutsuz, serkeş, pejmürde... Bazen de olanca dehşetine tezat, “basit, tatlı ve hüzünlü” insan hikâyelerinin içinde geziyor.

Emrah Serbes’in bir fenomen olan Behzat Ç.’si, Çekiç ve Gül’de bu defa öyküleriyle “ortamlarda” kol geziyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 332
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺51,00

“Çok yaktın Çok yandım...”

“Bana, Benimle Yan demiştin ya. Bir şey demeden sarılmıştım.
Ayaz, ben başından beri yanıyorum. Seninle olmasa bile senin için.
Ve artık bu yangını hissetmediğim zaman rahatlayacağıma, aksine canım
acıyor. Başta canımı yakan şeyin yokluğunda canım acıyor şimdi.”

“Ben de en başından beri yanıyorum.”

Aşkı, dostluğu, komediyi bir arada barındıran Benimle Yan, hikâyesine kaldığı yerden devam ediyor. Yaşadıkları zorluklarla baş etmelerini merakla okurken birbirlerinden hiç vazgeçememelerine yeniden şahit olacaksınız. Ayaz’la Masal’ın romantik komedi tadındaki ilişkilerini, dostluğuyla bilinen Anıl’ın aşka yelken açışını, Hande’nin yaratacağı kalp kırıklarını, Atalay’ın ise yaşayacağı hayal kırıklıklarını derinden hissedeceksiniz.

Benimle Yan 2 ve karakterlerinin hayat hikâyeleri okumanız için sizleri bekliyor!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 608
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺70,00

İkinci Dünya Savaşı öncesi Budapeşte. Hukukçu bir aileden gelen Yargıç Kömives elindeki boşanma dosyalarını incelerken içlerinden biri dikkatini çeker: Okuldan tanıdığı doktor Greiner ve karısının boşanma davasıdır bu. Kömives, doktorun karısıyla da daha önce birkaç kez karşılaşmıştır. Ne var ki daha boşanma davası görülmeden o akşam evine döndüğünde davetsiz bir misafir onu beklemektedir... Bir yanda çalışkan, inançlı ve sorumluluk sahibi Kömives'in temsil ettiği değerler... Öte yanda bu görünüşün altındaki, yüzeye çıkmayı bekleyen karanlığı kurcalamaktan geri durmayan, saplantılı ve ihtiraslı kişiliğiyle Greiner... Tutkuyla sevdiği ala ilişkilerindeki yabancılaşmanın önüne bir türlü geçemediği karısı Anna... Buda'da Bir Boşanma, İki Dünya Savaşı arasındaki dönemde toplumsal ve insani değerlerin sorgulanışının ve giderek çözülüşünün romanı. Bu gece çok uzun bir seyahate çıkmıştı. İnsan kibirli olmamalıydı! Çünkü uykuyla bu dünya arasında gidip gelirken kendi kaderine bile sahip olmayabilirdi. Bilmediği bir şey, tanımadığı bir amaç insanın ruhuna yön verebiliyordu. O bu dünyaya, bir önünde duran gördüğü ve bildiği dünyaya inanmak istiyordu. Ama kibirli olmamalıydı, öteki, yani bilmediği dünya da orada duruyordu işte!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺31,50

“Fantazi, aşk, macera; biraz gizem, biraz doğaüstü; iç içe geçen kadim efsaneler ve yazıldığı dönemin bilimsel verileri… Hepsi parlak bir hayal gücünün eseri olarak bir araya geliyor.” NEW YORK TIMES

“Dünyanın kalbine doğru bir şimşek hızıyla iniyorduk! Acaba ne gibi mucizeler gizlenmişti oraya?”

Kadim uygarlıkların kalıntılarıyla dolu sıradışı bir coğrafyada, hayret ve dehşet verici bir varlığın pençesine doğru yola koyulan Walter Goodwin önderliğindeki ekip, doğaüstü gizemlerin dünyasında akıllara durgunluk verici maceralara atılır.

Lovecraft’ın Cthulhu mitosundan Zindanlar ve Ejderhalar’a ve hatta bir dönemin unutulmaz dizisi Lost’a kadar uzanan geniş bir etki ağına sahip bu eserde fantastik kurgu, korku ve bilimkurgu iç içe geçiyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺48,75

İlk aşk, K-pop, Kore kültürü... Her gece izlediğiniz o sevimli ve neşeli Kore dizileri gibi, Jenny ve Jaewoo’nun hikâyesi de sizleri büyüleyecek.

“Her Kore dizisinde, final sahnesinin öncesinde bir kovalama sahnesi oluyor ve nihayet başkarakter ile onun büyük aşkı, tüm korkuları ile çekincelerini bir kenara bırakıp buluşuyorlar. Dünya böylece bir kez daha huzura eriyor. Ancak kimse beni durdurmak için havaalanına gelmedi. Pazar günü uçağa bindim ve eve dönüş yolculuğum başladı.”

Jenny, annesiyle birlikte Los Angeles’ta yaşayan Güney Koreli bir genç kızdır. Tek amacı, iyi bir müzik okulunda okumaktır. Jay amcasının karaoke barında gizemli ve yakışıklı Jaewoo ile karşılaşır. Macera dolu bir gecenin ardından Jaewoo, ortadan kaybolur.

Üç ay sonra Jenny, annesiyle birlikte hasta büyükannesine yardımcı olmak için Güney Kore’ye gider ve eğitimine bir süre orada devam etmesi gerekir. Gittiği okulda Jaewoo’nun da öğrenci olduğunu öğrenince çok şaşırır. Fakat Jaewoo, yalnızca bir öğrenci değildir; dünyanın en büyük K-Pop gruplarından birinin üyesidir.

Jenny ve Jaewoo’nun gelecekleri için çizdikleri yol, belki de çoktan rotasından çıkmıştır. Jenny, aşkı için hayallerinin ne kadarından vazgeçmeyi göze alacağının kararını vermek zorundadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺56,00

Vaat edilen uzun ve kutlu yolculuklar, bayramdan bayrama yapılan sevap ziyaretleri, vicdanın dürtüklediği anlık üzüntüler, bir gün açılıp bir gün dağılan sosyetik dernekler, ertesi gün aynı coşkuya ulaşmayacak “onlar için bir şey yapmalı” krizleri; mahallenin çocuklarının gündelik kaygılarına çare olmuyordu. Cam fanus içindeki maket evlerden kendilerine yeni bir yaşam merkezi seçen insanların, başkalarının geleceğini de uzaktan belirleyebileceklerini sanmaları ne tuhaftı.

Sinan, Hakan, Vedat… Hayallerini, asla kök salmayı başaramadıkları kaypak bir toprağın derinliklerinde define arayarak kazanmaya çalışan üç kardeş. Geçmişin acı hikâyelerinin, gizemli haritalarının izinde, gammazcılarla dolu tekinsiz bir yolda yürüyor fakat bir sonraki adımın belirsizliğinin verdiği cazibeyle koşmaktan da çekinmiyorlar. Ve bir gün bu yol uzaklardan gelen “belleksiz” bir kadınla kesişiyor. Umudu kilometrelerce ötedeki topraklarda arayıp Almanya’ya göçmüş, ama kendini “kurtaramamış” Nihan sayesinde ilk kez zafere bu kadar yakın hissediyorlar.

Köksüzler mavi ile yeşilin arkasına saklanmış masumiyetiyle ışıldayan İzmir’in gecekondu mahallelerinde kendilerine verilmemiş bir şansın peşinde kürek sallayan definecilerin hikâyesi. Barış İnce, dört yıl aradan sonra yepyeni bir dille ve ustalıkla okurlarının karşısına çıkıyor.

Kitap Adı: Köksüzler

Kitap Yazar Adı: Barış İnce

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Editör: Ezgi Hotalak Adalı

Kapak Tasarım: Emir Tali

Sayfa Tasarım: Aslı Varol

Sayfa Sayısı: 124

Ebat: 13,5x19,5

Tür: Roman

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.

 

₺26,00

“Kaplanın Sırtında Livaneli’nin edebiyat hayatında ilginç bir çıkış. Sultan II. Abdülhamid devrine aynanın öbür tarafından bir bakış… Sürgün Padişah’ın perspektifinden sürükleyici bir anlatım… Dikkat çekici bir üslup…” İlber Ortaylı

“Kaplanın Sırtında, Abdülhamid rejimini alışılmış klişelerden kurtaran sürükleyici bir roman.” Taner Timur 

“Geçmişin ve geleceğin, devrimin ve çöküşün, büyük hayallerin ve hayal kırıklıklarının beraber yaşandığı yüklü ve zor bir dönemin anlatıldığı önyargısız bir roman...” Ali Yaycıoğlu

Otuz üç yıl süren bir saltanat, ardından bir gece yarısı gelen Selanik sürgünü…

Tahttan indirilişinin üzerinden bir asırdan uzun bir zaman geçmiş olan II. Abdülhamid’in yaşamının en ilginç evresi Livaneli’nin çağdaş anlatısıyla gün yüzüne çıkıyor. Devrik padişahın, ihtilalci fikirlerin filizlendiği Selanik şehrindeki günleri hem bir vicdan muhasebesi hem de yoğun bir psikolojik gelgit dalgası.

Türk edebiyatının kuşak bağı Zülfü Livaneli, II. Abdülhamid’in tahtını kaybettikten sonra yaşadıklarına odaklanırken, bireyi, toplumu, devleti ve iktidarı sorguluyor. Selanik sürgünü boyunca Sultan’ın ve maiyetinin hususi doktoru olan Tabip Yüzbaşı Atıf Hüseyin Bey’in hatıratından hareketle vücut bulan bu tarihi romanda, iktidar kavramına çarpıcı bir bakış açısı sunuluyor.

Kitap Adı: Kaplanın Sırtında

Kitap Yazar Adı: Zülfü Livaneli

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Editör: Gökçe Şenoğlu

İlk Okuma: Günnur Aksakal Baykan

Son Okuma: Ezgi Hotalak Adalı

Kapak illüstrasyonları: Ali Yaycıoğlu

Kapak uygulama: Şenol Alanbay

Sayfa Tasarım: Şenol Alanbay

Sayfa Sayısı: 324

Ebat :13,7x23

Tür: Roman

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.

₺57,50

Umudun, cesaretin, teslimiyetin ve aşk uğruna ödenen bedellerin hikâyesi…

“Ben seni evrene haykırdım. Yıldızlar yerlerinden kaydı. Tüm uzay duydu. Sen duymadın mı?”

Bitmiş bir aşkın hatırasıyla vedalaşmak için dünyanın bir ucuna giden Leyla ile kendi bitişiyle henüz yüzleşmemiş Baran’ın yolları, dünyanın tüm kentlerindeki tüm barlar arasında, 6.843 mil uzaktaki bir barda kesişir.

İki yıldız kayar o gece, sisin içinden. Leyla bu aşkın izlerini silmek değil, bir gün bunları yazarak özgürleşmek istediğini fark eder. Baran ise kendisini bir sisin içine hapsettiğini...

Üçüncü bir yıldız daha kayar o gece ama o kuyruklu yıldızın ucuna; aşka tutunmak kolay değildir.

Aylar geçer, dünya kendi etrafını yüzlerce kez gezinir ve birbirinin ismini bile bilmeden binlerce mil uzağa sürüklenen Leyla ve Baran’ı evren, dünyanın bir başka ucunda, yeniden bir araya getirir.

Bir yayınevinin bahçesinde, aylar önce o gece yazmaya karar verdiği romanıyla bekleyen Leyla’yı karşılayacak kişi, o romanın editörü olacak olan Baran’dan başkasını değildir.

Aşk korkuları yenebilir mi? Kopkoyu bir sisi dağıtabilir mi? Yıldızları yerinden kaydırabilir mi aşk?

Bir yazarla bir editör, ilk satırlarını beraber yazdıkları romanın sonunu getirebilir mi?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 440
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺49,00

Üç Rus ve Üç İngiliz biliminsanı yirmi dördüncü meridyeni ölçmek için Güney Afrika’ya yola koyulur. Albay Everest önderliğindeki bilim heyeti, Güney Afrika’nın egzotik arka planında, ölçümlerini zorlu şartlar altında gerçekleştirirken, coğrafi ölçümlerde lider olan Fransa ve İspanya’yı geçmek için var gücüyle çabalar. Düşman kabilelerin ve vahşi hayvanların saldırılarıyla mücadele eden ekip, Kırım Savaşı patlak verdiğinde kendilerini düşman ülkelerin vatandaşları konumunda bulurlar. Peki, bilim heyeti her şeye rağmen amacını gerçekleştirebilecek midir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺39,90

İlk kez 1960 yılında yayımlanan Uzun Mesafe Koşucusunun Yalnızlığı, işçi sınıfının yalnızlığına ve isyankârlığına ışık tutuyor. Sillitoe’nun derinlerde yatan öfkesi, ezilenlerin ve göz ardı edilenlerin sesi olmaya hâlâ devam ediyor.

“Usta bir hikâye anlatıcısı.” –The Observer
“Sillitoe özgün ve capcanlı bir resim çiziyor.”
–Saturday Review
“Günümüzün en iyi İngiliz yazarlarından biri.”
–The New York Times Book Review
“Harika bir eser.” –The Guardian


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺35,90

Charlotte McConaghy’nin insanı soluksuz bırakan, samimi ve yürek burkan Göçmen Kuşlar’ı kaybolan bir dünyaya ve umuda destansı bir övgü.

Franny Stone’un aşk için yapamayacağı şey yok. Günün birinde hayatındaki her şeyden “kaçmaya” karar verir ve bu “kaçmaya” bir neden bulur: Antarktika’ya son göçleri olacağı düşünülen dünyadaki son kuş türünü takip etmek. Franny bir balıkçı teknesine biner ve mürettebatla birlikte kıyıdan ve güvenli bölgeden çok uzaklara yelken açar. Ancak Franny’nin öyküsü -tutkulu bir aşk, olmayan bir aile, yıkıcı bir suç- açığa çıkmaya başladığında onun kuşlardan daha fazlasının peşinde olduğu ortaya çıkar.

Gerilim ve sürprizlerle dolu bir roman 
The Washington Post

Acı verici ve yürek burkan bir kitap 
The Guardian

Kaybolan doğamıza muhteşem bir övgü 
Newsweek


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺52,50

Beş arkadaşın hayatını değiştiren bir sır, şişede durmayan hatıralar, fikrini arayan bir doktora tezi, dikiş tutmayan bir şimdiki zaman, kahramanlara boş vermiş bir gelecek... Ve çok uzaklarda bir yerde, bütün kaygılardan azade parıldayıp duran, giderek afili bir masala dönüşen geçmiş...

Viyana’nın küf kokulu kütüphanelerindeki nafile mesaisine ara verip eski sevgilisinin düğününe katılmak üzere İstanbul’a dönen genç bir adamın on günlük macerasının romanı bu: Ayrılan yollar, biten aşklar ve yarınlar ­belirsizleştikçe kusursuz kontrastıyla gözümüzü alan o eski günler...

Bugünün gerçeğine etkileyici bir dikkatle eğilen ve zamanın ruhunu incelikle okuyan Devrim Alkış, hepimizin iç sesinden yankılar taşıyan cesur bir dille, “tarih bitince” başlayan döneme, dayanağını yitiren dünyaya bakıyor. Hikâyesini kaybetmiş insanın “tarihin istenmeyen tüyleri”yle imtihanına...

Geleceğin umudunu, geçmişi iyimser bir mite dönüştürererek derlemeye çalı­şan zamane insanının fotoğrafını çekiyor Sene 84: Gülümseyin, Gripin kadını size bakıyor...

 

 

Basım Dili : Türkçe
Sayfa Sayısı :220
En / Boy :
13,5 x 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2022

 

₺47,90

“Bazen de bir rastgele taş öylece bütün kış durur ve baharın bir mor çiçek halkası onu çepçevre ama sadece o taşı bir bordürle çevrelerdi. Taşın beyazı çiçeğin moru ile öyle bir resim verirdi ki, o özenle seçilmiş mor halka o taşı dünyanın kutsal taşlarından biri yapar ve boynundaki çelengi ile bunu öyle bir faş ederdi ki, kuşlar yukardan alçalarak bakar da geçer, saksağanlar, serçeler, küçük kuşlar üzerine birkaç saniyeliğine muhakkak konar, ayak sürer de geçer, kertenkele taşın etrafını dolaşır da geçer, karıncalar sıra olur da geçer, arılar üstünden söyler de geçer, bulut nemini salar da geçer, güneş kışın koyu lekelerini açar da geçer, geçer geçer, taş her ziyaretten haberdar anın içinde durur da geçerdi.

 

Basım Dili : Türkçe
Sayfa Sayısı :523
En / Boy :
13,5 x 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2022

 

₺69,00

“Rüyalar doğru çıkar, üç yol var denince önce kendine bakacaksın ve herhalde üç kat merdiven çıkacak ya da ineceğim diyeceksin, kendi kendinin yorumcusu böyle olunur. Para gelecek denince önce cebini yoklayacaksın, hiç mi yok, demek ki canın çıkarsa şöyle bir elli kuruş gelecek, zaten elli kuruşun varsa çoktan hak ettiğin ama bir türlü eline geçmeyen bir liranın yirmi beş kuruşu eline geçecek. Bir kadın mı gördün, emin ol ki o seni görmedi. Ama seni de gören biri var işte o gelecek, ama sen onu gelenden saymadığın için geldiğini bile anlamayacaksın. Bekleyeceksin, sabrın da kıt olduğundan senden daha evvel beklemeye başlamış birini hah diye alacaksın, daha eskinin hiç sesi çıkmaz, o yüzden onu mazlum, kendini galip zannedeceksin.

 

Basım Dili : Türkçe
Sayfa Sayısı : 
401
En / Boy :
13,5 x 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2022

 

₺58,50
1 2 3 ... 367 >
Çerez Kullanımı